- 55 - CDL-AD(2019)017rev 151. Terörizm ve şiddet içeren aşırılıkla mücadele bağlamındaki kısıtlamalar dar bir şekilde yorumlanmalıdır. 'Terörizm' veya 'şiddet içeren aşırılık' ile mücadele etmek için tasarlanmış iç mevzuat, ulusal güvenliğin ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için mutlaka gerekli olmayan barışçıl toplanma özgürlüğü dahil olmak üzere temel hak ve özgürlüklere herhangi bir sınırlama getirmemelidir.298 Bu nedenle, bu türden herhangi bir mevzuat, geniş bir faaliyet yelpazesini (örneğin, toplantıların düzenlenmesi veya toplantılara katılım) içermemesi için 'terörizm' terimini (veya 'aşırılık' gibi ilişkili terimleri) açıkça tanımlamalıdır.299 Dahası, ulusal güvenlik gerekçesiyle bile belirli yerlerin yasak alanlar olarak tespit edilmesi genel bir yasak teşkil eder. Bu, özel koşulların değerlendirilmesini engellediğinden, muhtemelen toplanma özgürlüğü hakkına orantısız bir müdahale olarak değerlendirilecektir (bkz. yukarıdaki paragraf 133). Terörizmle mücadele yetkilerini (olası durdurma ve arama, idari gözaltı ve sınır kontrol önlemleri dahil) dayanak olarak kullanmanın da her uygulamada gerekli ve kesinlikle orantılı olduğu kanıtlanmalıdır. Kolluk kuvvetlerine terörle mücadele konusunda tanınan herhangi bir takdir yetkisi, dar çerçeveli olmalı ve keyfilik ihtimalini azaltmak için yeterli güvenceler içermelidir. Bu tür güvenceler, önceden yargı denetimini, devlet eylemlerine itiraz etme hakkını, izin verilebilir gözaltı sürelerine açık bir sınırlamayı ve kolluk kuvvetlerinin bir kişinin faaliyetinin 'terörizmle' bağlantılı olduğuna dair 'makul şüpheye' sahip olması ve ancak o zaman belirli yetkileri uygulaması şartını içerebilir.300 Dahası, tek başına veya barışçıl bir toplantının parçası olarak salt fikir ifadeleri, doğrudan şiddeti veya diğer yasa dışı eylemleri (örneğin, kanuna aykırı olarak nefrete teşvik) teşvik etmedikleri takdirde, terörle mücadele önlemlerinin konusu olmamalıdır.301 Bu, terörizmin halk arasında teşvik edilmesini yasaklayan kanunların302 yalnızca hem şiddete/yasa dışı eylemlere teşvik niyetinin hem de bu şiddetin/yasa dışı eylemlerin gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu durumlarda, korkuyu yaymak ve terörü teşvik etmek amacıyla şiddet kullanımı ya da tehdidini kaçınılmaz bir şekilde ve doğrudan beraberinde getiren faaliyetler için cezai sorumluluk öngörmesi gerektiği anlamına gelir.303 Terörle Mücadele yasaları, siyasi muhaliflerin veya Uluslararası Af Örgütü tarafından benimsenen “Kolluk Görevlileri İçin On Temel İnsan Hakları Standardı” (1998), olağanüstü hal veya tüm toplumu ilgilendiren başka herhangi bir olağanüstü durum gibi istisnai koşulların bu standartlardan herhangi bir sapmayı meşrulaştıramayacağını da belirtmektedir. 299 Terörizmle mücadele ile insan hakları ve temel özgürlüklerin geliştirilmesi ve korunmasına ilişkin BM Özel Raportörü, “Terörle Mücadelede En İyi On Uygulama Alanı Raporu” A/HRC/16/51, 22 Aralık 2010, paragraf 27-28 (ve Uygulama 7 ve 8). Burada Özel Raportör, Devletlerin terörizmin ve ilgili suçların uygun şekilde tanımlanmasını, erişilebilir olmasını, hassas, ayrımcı olmayan ve geriye dönük olmayan şekilde formüle edilmesini sağlamanın önemli olduğunu belirtmektedir. Ayrıca bkz. BM Özel Raportörü Raporu (2012), BM Dok. A/HRC/20/27, 21 Mayıs 2012, paragraf 84(d), “[t]erörizm suçunun uluslararası hukuka uygun olarak kesin ve dar kapsamlı bir şekilde tanımlanması” tavsiye edilmektedir. Ayrıca bkz. BM İnsan Hakları Komitesi, Genel Yorum No. 34, a.g.e., not 11, paragraf 46: "['t]erörizmi teşvik etme', 'aşırılık eylemi', terörizmi 'övme', 'yüceltme' veya 'meşrulaştırma' suçlarının açıkça tanımlanması, böylece ifade özgürlüğüne gereksiz veya orantısız müdahaleye yol açmamalarının sağlanması gerekmektedir”; ve AGİT/DKİHB, Terörizmi Önleme ve Terörizme Yol Açan Şiddetli Aşırılık ve Radikalleşmeyle Mücadele Rehberi (Varşova: DKİHB, 2014), s. 27-30. 300 Örneğin bkz. Gillan ve Quinton / Birleşik Krallık (2010), a.g.e., not 172, paragraf 76-87. Burada, 2000 tarihli Birleşik Krallık Terörle Mücadele Yasası Madde 44 uyarınca, polisin durdurma ve arama yetkilerinin AİHS Madde 8 (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) amaçları doğrultusunda 'yasaya uygun' olmadığına karar verilmiştir. Bu, kısmen yetkilerin genişliğinden (söz konusu yetkilerin kullanılması, polis memurunun makul şüpheye sahip olmasını gerektirmez) ve ayrıca keyfiliğe karşı yeterli güvencelerin bulunmamasından kaynaklanmaktaydı: "Bu kadar geniş çerçeveli bir yetki, göstericilere ve protestoculara karşı kötüye kullanılabilirdi." Ayrıca bkz. paragraf 90 ve devamı. 'Hukukilik' ve (polisin durdurma ve arama yetkilerine ilişkin) paragraf 177 ve 219. 301 Aynı yerde s. 42-43. BM İnsan Hakları Komitesi, Genel Yorum No. 34, a.g.e., not 11, (46. paragrafta) şöyle denmektedir: “Taraf Devletler, terörle mücadele tedbirlerinin 3. paragrafla uyumlu olmasını sağlamalıdır. 'Terörizmi teşvik etme', 'aşırılık eylemi', terörizmi 'övme', 'yüceltme' veya 'meşrulaştırma' suçlarının açıkça tanımlanması, böylece ifade özgürlüğüne gereksiz veya orantısız müdahaleye yol açmamalarının sağlanması gerekmektedir". Komitenin Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı hakkındaki Sonuç gözlemlerinden (CCPR/C/GBR/CO/6) ve Rusya Federasyonu ile ilgili Sonuç gözlemlerinden (CCPR/CO/79/RUS) alıntılanmıştır. 302 BM Güvenlik Konseyi'nin 1624 sayılı Kararı (2005), (ceza hukuku kapsamında açıkça bir yasak gerektirmese de) terör eylemleri gerçekleştirmeye yönelik teşvikleri yasaklamaları konusunda devletlere çağrıda bulunmuştur. Ayrıca bkz. Yael Ronen, "Incitement to Terrorist Acts and International Law" (Terörist Eylemlere Teşvik ve Uluslararası Hukuk), Leiden Journal of International Law, 2010, s. 648. Ayrıca Terörizmin Önlenmesine Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (2005) Madde 5, her Taraf Devletten “yasa dışı ve kasıtlı olarak, iç hukuka göre suç vasfıyla işlendiğinde... bir terör suçu işlemek için aleni tahrik unsurunu tespit etmek amacıyla gerekli olabilecek tedbirleri almasını…" istemiştir. Buna göre 'bir terör suçu işlemeye yönelik aleni tahrik', 'bir terör suçunun işlenmesini teşvik etmek amacıyla halka bir mesajın verilmesi veya başka bir şekilde sunulması' olarak tanımlanmaktadır. Terör suçlarını doğrudan savunuyor olsun ya da olmasın, bu tür davranışlar, bu suçlardan birinin veya birkaçının işlenmesi tehlikesini beraberinde getirmektedir." Ayrıca bkz. AB Konseyi Terörle Mücadele Çerçeve Kararı (2002/474/JHA Sayılı Çerçeve Kararı değiştiren 28 Kasım 2008 tarihli 2008/919/JHA kararı). 303 Bkz. Stefan Sottiauz, "Leroy v. France: Apology of Terrorism and the Malaise of the European Court of Human Rights’ Free Speech Jurisprudence" (Leroy / Fransa: Terörizmin Özrü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İfade Özgürlüğü İçtihadının Kırgınlığı), 3 EHRLR 415, 422 (2009). Ayrıca bkz. BM Genel Sekreteri'nin terörle mücadelede insan hakları ve temel özgürlüklerin korunmasına 298

Select target paragraph3