Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
yakın? İkisine de mi yakın? Yoksa hiçbirine mi yakın değil?” Bu çok
önemli. Anket yapmadan. Menüde görmediğinizi seçemezsiniz. Bunun
altını tekrar tekrar çiziyorum, “ikisi” de diyebilir, “hiçbiri” de diyebilir.
Ülkenin yararına çalışan benim partim, vatansever biz, onurlu biz, zeki,
cömert, açık fikirli biz. Ülkeye tehdit oluşturan onlar, zalim onlar, ikiyüzlü onlar, bağnaz, kibirli, bencil onlar. Ahlaki üstünlük bu. “Ben kendi
partimden dolayı ahlaken üstün durumdayım.” Bu listeyi nasıl oluşturduk? Çok kolay. Facebook sayfanıza girin, zaten görürsünüz. Çok uzatmaya da gerek yok, bu laflar örtüşüyor.
Şekil 6. En Uzak Hissedilen Parti Taraftarlarına Karşı Siyasal Hoşgörü
Peki, siyasal hoşgörü/hoşgörüsüzlük nedir? Şimdi, siyasal hoşgörü kavramı 1950’lerde geçti, 1980’lerde biraz oluştu, hoşgörüsüzlük kavramının sorunlarını bir kenara bırakıyorum, çok net şöyle bir şey var: Siyasal hakların kullanılmasından bahsediyoruz. Cümleyi dikkatli kuralım,
bir siyasal parti taraftarının siyasal haklarını kullanmasından bahsediyoruz. Siyasal parti, kullanacak hakkını tabii. Peki, bu siyasal partinin
destekçileri, yaşadığım yerde/şehirde basın açıklaması yapsın mı? Yapmasın diyenler %42. “Bu grup yaşadığım yerde toplantı yapabilsin mi?”
Yapmasın diyenler %44. “Yaşadığım yerde yürüyüş düzenleyebilir mi?”
%46 diye gidiyor. “Telefonları dinlensin mi?” Dinlensin diyen %50. Siyasal hakları geri alıyor. Neden geri alıyor? Sadece HDP’den geri alınsın
demiyor. Siyasal hakları geri alınanlar arasında AK Parti, CHP ve MHP
de var. Gönül rahatlığıyla alınıyor siyasal haklar. İşte mesele, bu. Mesele
insanların siyasal haklarının kolaylıkla geri alınması.
Şekil 7. Parti Tabanları ve Birincil Kimlikler (Mütekabiliyet Haritası)
Bunun sebebi ne? Kimliklerle parti taraftarlarının örtüşmüş olması.
Özetle insanlara bir dizi kimlik sayıyoruz, o kimliklerden hangisinin
onu tanımladığ��nı soruyoruz. Karmaşık bir mesele, ama insanların or146