Uluslararası Ayrımcılık Konferansı
Md. 11’i (toplanma ve dernek kurma özgürlüğü) güçlü biçimde uygulayarak bunu takviye ediyor.
2) 1965 BM Her Türlü Irk Ayrımcılığını Kaldırma Uluslararası Sözleşmesi Md. 1 (TC onama: 2002): Her türlü ayrımcılığı çok
geniş biçimde yasaklıyor.
3) 1966 BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi
Md. 20: Her türlü savaş propagandasını yasaklıyor.
TC açısından esas kural bu, ama Suriye işgalinde savaşı yüceltenler
değil, işgale karşı çıkanlar hapse atıldı, atılmakta.
Olaylar ve Davalar
Fiili durumu tespit etmek için konuyla ilgili birkaç örnek olay ve dava
özetlemek istiyorum:
BİHDK’nin Azınlık Raporu yayımlanınca, AKP Afyon Milletvekili
Süleyman Sarıbaş TBMM’de, “Liboşlar, finoşlar, azınlık arayanlar babalarının kim olduğunu analarına sorsunlar” dedi, tazminata mahkûm
oldu. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2007’de kendisini beraat ettirdi. Dairenin kararı, hakareti ifade özgürlüğü sayan iki gerekçeye dayanıyordu:
a) "Liboşlar, finoşlar"da matufiyet yoktur (kime söylendiği belli değildir);
b) Rapora katılmayanların eleştirmek haklarıdır, Raporu yazanlar
bu tür sert eleştirilere katlanacaktır.
***
2005 Genelkurmay bildirisi, bayrağı çiğnedikleri için küçük yaşta Kürt
çocuklara “sözde vatandaş” dedi.
Bundan cesaret bulan Türk Solu dergisi “Kürtlerle alışveriş yapmayın, kız alıp vermeyin” diye yazdı. Trabzon’da TAYAD adına bildiri
dağıtanlar linç edilmek istendi. Linç girişimi yapan iki kişiye (“darp etmek”ten) ve linç edilmek istenen bir kişiye (“izinsiz gösteri yürüyüşü”nden, “toplumda infial yaratmak”tan, “görevli memura hakaret”ten) dava
açıldı, hepsi beraat etti.
30