Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları ve Siyasi Hoşgörü
Şekil 3. Siyasi Parti Taraftarları - Uzak Gördükleri Siyasi Parti Taraftarları
Peki, parti taraftarları arasında hiç kimseyi ötekileştirmeyen bir parti
var mı? Yok. Gördüğünüz üzere, her parti taraftarının kendisine has bir
ötekisi var. Öteki olma konusunda HDP birinci sırada yer alıyor. Ama,
gerçekten her partinin de ötekisi var. Kimse “Yok, ben herkesle kardeşim” diyemiyor. Böyle bir mesele. Bu bizim işte, mekaniğimiz; parti taraftarlığının kimliğe dönüşmüş olması biraz önce bahsettiğimiz sosyal
psikoloji mekanizmalarını devreye sokuyor ki, ötekileştirme kolaylaşıyor. Bu çok önemli. Artık partiler, partili olmak bir kimlik. Öyle bir
durumla karşı karşıyayız ki, siyasi parti tercihi kimlik olarak üzerinize
yapışmış durumda. Takım tutar gibi parti tutmama üzerine dayalı bir
liberal demokrasi varsayımı var. Manavdan alışveriş yapar gibi parti tutacaksınız diye vaaz eden bir demokrasi anlayışı var. Bu manav değil, o
manav. Ama siz, takım tutar gibi parti tutmaya başlarsanız, ötekileştirmeyi tetikliyorsunuz.
Biz ötekileştirmeyi 3 temel kavram üzerinden ölçtük. Bunlardan
biri sosyal mesafe. 1925’te geliştirilen, Afrikalı Amerikalı ile beyaz nüfus arasındaki sosyal mesafeyi ölçmeye yarayan bir ölçek, Bogardus
tarafından geliştirilmiş. İkincisi, ahlaki üstünlük bizim esas meselemiz.
Bir grup diğer bir grupla kendisini kıyasladığında, sosyal psikolojinin
temel varsayımı, kendisini ahlaken üstün görüyorsa, bu ayrımcılığa giden yolun taşlarını döşemeye başlar. Özellikle bu siyasi alandaysa, yani,
deliberasyonla değişebilecek görüşlerinizden dolayı kendinizi başka bir
gruptan ahlaken üstün olarak görmeye başlıyorsanız, bu ötekileştirmenin yolunu açar. Ve siyasi hoşgörü/hoşgörüsüzlük meselesi çok önemli:
143