Uluslararası Ayrımcılık Konferansı Komiserlik'in temel işi etnik gerilimlerin ve çatışmaların nedenlerini tanımlamak ve ele almaktır. Söz konusu çatışmayı önleme çalışması iki seviyede yapılmaktadır: Etnik gruplar arası gerilimin kısa süreli tetikleyicilerinin tanımlanması, ele alınması ve üye devletlerin çatışmaya dönüşebilecek yapısal, uzun vadeli endişeleri ele almalarına yardımcı olmak. Komiserlik, somut durumlar veya yapısal kaygılar ile ilgili tavsiyelerini bildirerek yardım edebilmektedir. UAYK 1992 yılında kurulmuştur. Komiserlik, AGİT dilinde, politik-askeri boyutta çatışma önleme konusunda benzeri olmayan bir araçtır ve bu sebeple bir insan hakları kurumu olarak görülmez. AGİT üyesi devletler arasındaki barış, istikrar ve dostluk ilişkilerini tehlikeye sokan etnik gerginliğin erken çözümü, Komiserlik’in temel kaygısıdır. UAYK, çalışmalarında, daha uyumlu toplumların oluşturulmasında ilgili AGİT taahhütleri ve uluslararası normlar tarafından yönlendirilmektedir. UAYK, ortak zorluklar ve önemli uygulamalar hakkında önerilerde bulunan tematik tavsiyeler ve kılavuzlar üretmektedir. Bu tavsiyeler, çalıştığı üye devletlerdeki tecrübelerine dayanmaktadır. Teşkilatın ana damarlarından olan bu kurum, ayrıca yapısal kaygıların nasıl başarılı bir şekilde ele alınabileceğini göstermeyi amaçlayan işbirlikçi projeleri de desteklemektedir. Ulusal azınlık kavramı için kabul edilen uluslararası bir tanım yoktur; AGİT’in taahhütleri ya da Komiserlik’in kılavuzları da böyle bir tanımı içermemektedir. Ulusal azınlıklarla ilgili bazı kilit taahhütler içeren AGİT Kopenhag Belgesi (1992), ulusal bir azınlığa mensup olmanın kişinin bireysel tercihi olduğunu belirtir. Komisyon ise, belirli grupların durumunu genel bağlama dayanarak azınlık kimliklerinin dinamik, genellikle çokyönlü ve çokkatmanlı olduğu gerçeğine göre inceler. Genel hatlarıyla ulusal azınlık kavramı dilbilimi, etnik veya kültürel karakterleriyle çoğunluktan ayırt edilebilir olan grup olarak tanımlanabilir. Azınlık genellikle sadece kimliğini koruyan değil, aynı zamanda bu kimliğe daha güçlü bir anlam vermeye çalışan gruptur. Bu iki koşulun birleşimi devletin ulusal azınlığı resmi olarak tanımasına yol açabilir. Devlet tarafından tanınmak, azınlık haklarının kullanılması için önemlidir; ancak daha geniş kapsamlı insan hakları açısından bu bir önkoşul değildir. Azınlık hakları, bir devlet tarafından tanınmasına bakıl164

Select target paragraph3