İnsan Hakları Mahkemesinin İçtihatlarında Ayrımcılık Yasağı
Türkiye içtihadı üzerine biraz durayım. Bizdeki vakalar neler? Ayrımcılıkla ilgili bizdeki örnekler nedir? 15 tane vaka var. Bu kararların
tablosu şu şekildedir:
Birinci küme, kadınların erkeklerden farklı olarak evlenmeden önceki soyadlarını kullanamamasıdır. Bu ilk ihlal kararının da konusudur.
Altını çiziyorum, 2004’te verilmiştir ilk karar. Bu bile bir şeyler anlatmaktadır. Bu sorun AYM’nin Sevim Akat Eşki kararıyla nispeten çözülmüştür; fakat hâlâ sorun zımnen varlığını korumaktadır.
İkinci küme, ev içi şiddet kategorisidir. Burada “aile içi şiddet”
yazmışız. Bunun da muhafazakâr bir söylem olduğu düşünülebilir. Bu
bağlamda Opuz kararı bunların en trajik örneğidir. Devletin kadınlara
yönelik şiddet karşısında koruma yükümlülüğünü gerektiği gibi yerine
getirilmemesinin cinsiyetçi bir arka planı olduğunu tespit etmiştir Mahkeme, ki bu oldukça ilerici bir adımdır.
Üçüncü küme, diğer cinsiyetçilik kararları olarak ifade edilebilir. X v.
Türkiye kararına değinebiliriz. Bu davanın özelliği şudur: İzmir’de bir vakada başvurucu bir eşcinseldir. Eşcinsel olduğu için hücreye koyuluyor, yaklaşık 18 ay boyunca spor yapamıyor, başkalarıyla görüşemiyor, tecrit ediliyor. 7 m²’lik bir yerde tutuluyor, bunun yarısı açık tuvalet, yani 3 m²’lik bir
hücrede tutuluyor ve burası ağırlaştırılmış müebbet cezası almış kişiler için
225
Select target paragraph3
Connect to a paragraph
Connect to an entity
Disable highlights
Add to table of contents