Eşitlik, Ayrımcılık, Irkçılık
Dr. Derya Bayır
Eşitlik
Türkiye anayasalarının hepsinde eşitlik kavramı “kanun önünde eşitlik”
olarak formüle edilmiştir. AYM bu eşitlik ilkesinin eylemli (substantive)
değil, şekli bir eşitlik anlayışı olduğunu söylemektedir. Yani, eşitliği sadece kâğıt üstünde sağlamayı amaçlayan bir eşitliktir bu. Ancak hemen
belirtelim, 2010’da Anayasa’nın 10. maddesinde yapılan bir değişiklik ile
kadınlar çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve
yetimleri ile malul ve gaziler ile ilgili olarak devlete eylemli eşitlik görevi verilmiştir. Kısaca, devlet bu konularda eşitliği sağlamak için pozitif
ayrımcı edimlerde bulunma sorumluluğu altındadır. Uluslararası platformlarda Türkiye bu düzenlemenin ayrımcılığı önleme maddesi olduğunu söylemektedir.
AYM’nin kararlarına göre bu eşitlik herkesi “insan doğası” ve “insan onuru” nedeniyle hukuki bir varlık olarak görür.
Eşitlik ilkesinin amacı “Vatandaşlar arasında dil, ırk, din ve benzerleri temelinde ‘özgül ayrımlar’ yapılmasını yasaklamaktır.” Dahası hukuk
71