D İ N , TO P LU M S A L C İ N S İ Y E T V E K Ü LT Ü R E O D A K L A N A R A K D E R S K İ TA P L A R I N I N İ Ç E R İ Ğ İ N İ N K A P S AY I C I H A L E G E T İ R İ L M E S İ Eğitimin rolü Ders kitapları, bir yandan hem bizim hem de başka toplumların geçmişteki ve günümüzdeki farklı özelliklerini gösterirken, bir yandan da yeni bilgi ve beceriler kazandırmalıdır. İnsan topluluğuna ait olma duygusuna ve hepimizin aynı haklara, sorumluluklara ve görevlere sahip olduğumuz anlayışına sahip, bilgili vatandaşların yetiştirilmesine yardımcı olacak eleştirel düşünme becerileri geliştirmelidirler. Ders kitapları, öğrencilerin daha ziyade kadınlara ve erkeklere verilen rolleri anlamalarına ve her iki cinsiyeti ve cinsel azınlıkları ana akım toplumla eşit bir şekilde kapsayan daha adil bir sosyal düzeni oluşturmak için ihtiyaç duyulan sosyal değişimi kabul etmelerine yardımcı olmalıdır. Ders kitaplarını okuyarak başlatılacak tartışmalar ve öğretmen-öğrenci etkileşimleri yoluyla kalıpyargılar ele alınabilir, sorgulanabilir ve reddedilebilir. Geçmiş toplumlardan örnekler vermek ve (kadın ve erkeklerin yanı sıra) diğer toplumsal cinsiyet kategorilerini ve (heteroseksüelliğin yanı sıra) diğer cinsel yönelimleri ön plana çıkaran öyküler anlatmak6 insanoğlunun iki cinsiyete bölünmesinin ve heteroseksüelliğin dayatılmasının neden olduğu önyargıların etkisini gösterebilir. Kültür Arka plan UNESCO kültürel çeşitliliğin savunulmasını, çocukların evrensel eğitim hakkından ayrılamayan ahlaki bir zorunluluk olarak görmektedir. Kültürel çeşitliliğin savunulması, azınlıklara mensup kişilerin temel haklarına ve insan haklarının ayrılmaz bir parçası olan kültürel haklara bağlılığı ifade eder7. Kültür aynı zamanda vatandaşlık ve 6 7 8 9 12 kimlik, sosyal uyum ve bilgiye dayalı ekonomilerin büyümesi hakkında yapılan güncel tartışmaların da merkezinde yer almaktadır. Başlıca endişeler Kültürel çeşitliliğin kabul edilmesi ve kültürel çeşitliliğe saygı gösterilmesi8, barışı, sosyal uyumu ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamanın aracı olarak kabul edilmektedir9. Sonuç olarak, kültürel çeşitliliğin korunması ulusal ve uluslararası politikanın önemli bir boyutudur. Ülkeler küreselleşmiş bir dünyada giderek daha fazla birbirine bağlı hale geldikçe, bölgesel kültürler dış faktörlerden etkilenmektedir. Bu bağlamda, yerel kültürlerin tek tip hale geldiği ve nihayetinde gelecek nesillerde yol olacağına dair bir endişe vardır. Yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinin (ICT'ler) yaygınlaşması bu süreci daha da hızlandırırken; bu teknolojiler, bireyler ve halklar arasındaki etkileşimi geliştirme ve daha önce ayrı olan ülkeleri ve kültürleri yakın temasa geçirme fırsatı sağlar. Eğitimin rolü Kültürel değişimler ve ekonomik işbirliği giderek daha yaygın hale geldikçe eğitim bu tür diyalogların şekillendirilmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Okullar, genellikle farklı bireyler ve topluluklar arasında güven ve karşılıklı anlayış ortamının inşa edilebileceği ilk yerdir. Ders kitapları bu gelişmeye yardımcı olabilir veya bunu engelleyebilir. Eğitim, mevcut nesillerin bu kültürel çeşitlilik mirasını gelecek nesillere aktarmasının bir yoludur. Pedagojinin her alanında karşılaşılabilecek bir yenilik, yaratıcılık ve karşılıklı ödünç alma kaynağıdır. Okumayı ve yazmayı öğrenmek, dünyanın tarihini ve coğrafyasını keşfetmek, yeni diller öğrenmek, edebiyat, sanat, matematik, bilim ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmek; Lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüel İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Madde 27 ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Madde 13 ve 15 UNESCO Kültürel Çeşitlilik Evrensel Bildirgesi, 2001 - ve bunun sonucu, halklar arası diyalog UNESCO (2009). Kültürel Çeşitliliğe ve Kültürlerarası Diyaloğa Yatırım Yapmak

Select target paragraph3