SEÇMELİ DİN DERSLERİ KİTAPLARI ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI STANDARTLARI ÖZELDE TOLEDO KLAVUZ İLKELERİYLE UYUMLU MUDUR?
“Peygamberimizin Gençlik Yılları” başlıklı birinci ünitede Medine Sözleşmesi’nden
bahsedilmiş, ancak bunun din ve inanç özgürlüğü açısından önemine değinilmemiştir.
Burada Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi’ne değinilmekte, insan hakları başta olmak üzere pek çok konuda evrensel mesajlar verdiğinden bahsetmektedir. Mesajların
içeriği tam olarak anlatılmamaktadır. Bu konulara yer verilmesi din ve inançların insan
haklarıyla ilişkilendirilmesi ilkesinin vurgulanması noktasında faydalı olacaktır.
“Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz” başlıklı ikinci ünitede Hz. Muhammed’in, herhangi bir ayrım yapmadan bütün insanlara çağrıda bulunduğundan bahsedilmektedir.
Bu durum ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesiyle doğrudan ilintilidir.
“Peygamberimiz ve Gençler” başlıklı üçüncü ünitede Hz. Muhammed’in kadın-erkek, genç-yaşlı, zengin-fakir, hür-köle ayrımı yapmadan tüm insanları İslam’a davet ettiğinden bahsedilmektedir. Bu durum da ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesiyle doğrudan
ilintilidir.
Dördüncü ünite “En Güzel Örnek Peygamberimiz” başlıklıdır. Bu başlık altında 5. sınıf kitabının aksine Hz. Muhammed’in insan hakları (örneğin, insanlar arası ayrımcılık
yasağı veya çevre/hayvan hakları) ile ilgili görüşlerine yer verilmemiştir.
Son ünite “Sahabenin Fazileti” başlığındadır. Bu başlık altında da bir önceki kitaptan
farklı olarak Hz. Muhammed’in ayrımcı bir dili hiç bir zaman kullanmadığından örneklerle bahsedilmemiştir.
7. sınıf kitabının da ünite başlıkları 5. ve 6. sınıf ders kitaplarındakilerle benzerlikler
göstermektedir. Bu kitabın ilk ünitesi olan “Peygamberimizin Mekke Yılları”nda Medine
Sözleşmesi’nden bahsedilmesine rağmen 6. sınıf kitabında olduğu gibi sözleşmenin din
ve inanç özgürlüğü açısından önemine değinilmemiştir.
“Peygamberimizin Evrensel Mesajları” başlıklı ikinci ünitede İslam dininde erkeğin aklı, malı, dini, nesli ve namusu nasıl mukaddes ise aynı değerlerin kadın için de
mukaddes olduğu söylenmektedir. Ayrıca İslam dinine göre insanların farklı dillerden
veya milletlerden olması, aralarında üstünlük sağlamak değil, birbirlerini tanımalarını
ve birbirleriyle kaynaşmalarını sağlamakla ilişkilendirilmiştir. Bu mesajlar ayrımcılık
yasağı ve eşitlik ilkeleriyle de uyumludur.
Bu bölümde bir de İslam dinine göre aynı zamanda insanların doğuştan kazanılan
birtakım haklarının var olduğu ortaya koyulmuştur. Buna göre insanların canı, malı, namusu dokunulmazdır ve bu dokunulmazlık tüm insanlar için geçerlidir. İslam’a göre din,
ırk, cinsiyet ve millet farkı gözetmeksizin her insanın doğuştan sahip olduğu en önemli
hakkın şüphesiz ki hayat hakkı olduğu ve aslında bu hakkın, daha ana rahminde “canlı
bir organizma” denebilecek aşamada başladığı belirtilmektedir. Bu da din ve inançların
insan haklarıyla ilişkilendirilmesi gerektiğine dair Toledo Klavuz İlkesi’yle uyumludur.
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
207 Fatman Balcı Arvas, Firdevs Efe, Hilal Çelikkal Kara, “Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokul-Peygamberimizin Hayatı 6 Ders
Kitabı”, Devlet Kitapları, Ankara, 2. Baskı, 2019, s. 30.
208 A.g.k., s. 32.
209 A.g.k., s. 42.
210 A.g.k., ss. 63-86.
211 A.g.k., ss. 87-106.
212 A.g.k., ss. 107-121.
213 Feramuz Yılmaz, H. İsmail Doğan, Sümeyye Özkan, Yusuf Öztürk, “Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokul-Peygamberimizin Hayatı
7 Ders Kitabı”, Devlet Kitapları, Ankara, 2019, ss. 40-41.
214 A.g.k., s. 49.
215 A.g.k., s. 49.
216 A.g.k., s. 50.
61