SEÇMELİ DİN DERSLERİ KİTAPLARI ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI STANDARTLARI ÖZELDE TOLEDO KLAVUZ İLKELERİYLE UYUMLU MUDUR?
şiddetle yasaklamıştır (İsra suresi, 32. ayet). Nikâh akdi ile evliliği teşvik ederek İslam
dini namus ve neslin korunmasını amaçlamıştır (bk. Tirmizî, Nikâh, 3). Hz. Muhammed
ise evlilikle ilgili olarak şunları belirtmiştir: ‘Evlenmek benim sünnetimdir. Kim benim
sünnetimden yüz çevirirse benden değildir. Evleniniz; çünkü ben kıyamet günü diğer
ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim...’” (İbn Mâce, Nikâh, 1).
Bu ünitede “Adaletin Önemi” başlığı altında, hukukun temeli olan adalet kavramı hadislerle ve Hz Muhammet’in yaşamından örneklerle detaylıca anlatılmıştır. Bu
da uluslararası insan hakları hukukunun ilgili standartlarının anlaşılması noktasında
önemlidir. Fakat bu bağlantının biraz daha dikkatlice altının çizilmesi gereklidir.
“Kul Hakkının Gözetilmesi” başlığı altında çocukların hayat haklarının cinsiyet
beklentisi veya rızık korkusu gibi maddi endişelerle ihlal edilebileceği hatırlatılmakta, eğitimlerinin özellikle de din eğitimlerinin verilmemesi gibi durumlarda çocukların
hakkının ihlal edilmiş olacağı ifade edilmektedir. Bu tespit çocuk hakları, eğitim hakkı
gibi konularda uluslararası hukukla uyumludur, ancak “özellikle de din eğitimlerinin
verilmemesi gibi” bir eklemenin yapılması doktriner bir yaklaşımdır.
“Emanetin Gözetilmesi” başlığı altında, doğanın dengesini bozacak her türlü tutum
ve davranıştan uzak durmanın Müslümanlar için çok önemli bir görev olduğu söylenmektedir. Bu da çevre hakkına vurgu yapılması anlamında önemlidir.
“Peygamberimiz ve Yakın Çevresi” başlıklı üçüncü ünitede, evlilik dışında bütün
ilişkilerin yasaklandığı belirtilmiştir ki, bu konuya daha önce yukarda değinilmiştir.
Bu bölümdeki “Hz. Peygamber, yaşadığı toplumun aksine çocukları arasında kız erkek
ayrımı yapmazdı” ifadesi cinsiyet ayrımcılığına karşı önemli bir mesajdır.
“Sahabeden Örnek Davranışlar” başlıklı son ünitede toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanmasında Müslümanlar arasında dayanışmadan bahsedilmekle birlikte, Müslümanların Müslüman olmayanlarla ilişkisine hiçbir şekilde değinilmemiştir.
8. sınıf kitabında da konu başlıkları daha önceki kitaplardakilerle çok benzerdir.
Birinci ünitede “Peygamberimizin Medine Yılları” başlığı altında Medine Sözleşmesi’ne
yer verilmekle birlikte, sözleşmenin sonuçlarına kısaca değinilmiştir. Bunlardan birisi
toplumsal birlik ve barıştır. Barış vurgusunun yapılması din ve inaçların insan hakları
ve barışla ilgili ilkelerle uyum sağlaması anlamında önemlidir; fakat bunun dışında sözleşmenin din ve inanç özgürlüğü açısından önemi yeterince vurgulanmamıştır.
Bu kitapta diğer kitaplarda olmayan bir konu başlığı “Yahudi ve Hıristiyanlarla İlişkiler”dir. Bu bölümde şunlar söylenmektedir: “Mekke’den Medine’ye hicret eden Peygamberimiz (s.a.v.), Medine’de yaşayan Yahudilerle karşılıklı saygı temeline dayanan
komşuluk ilişkileri geliştirmeye çalıştı. Müslümanlara düşmanca tavır göstermedikleri
sürece onlarla silahlı mücadeleye girişmedi. ‘Medine Sözleşmesi’ ile Yahudilerin din özgürlüğünü, can ve mal güvenliğini teminat altına aldı… Müslümanlar ilk günden itibaren Hıristiyanlarla da iyi ilişki içerisinde olmuşlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) Hudeybiye Barış Antlaşması’ndan sonra Hıristiyan devlet başkanlarına elçiler ve İslam’a davet
221
222
223
224
225
226
227
228
221
222
223
224
225
226
227
228
A.g.k., s. 52.
A.g.k., ss. 53-55.
A.g.k., s. 57.
A.g.k., s. 61.
A.g.k., s. 70.
A.g.k., s. 73.
A.g.k., s. 115.
Sünnur Günaydın Asan, Mithat Bala, “Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokul-Peygamberimizin Hayatı 8 Ders Kitabı”, Devlet Kitapları, Ankara, 2019, s. 29.
63