SEÇMELİ DİN DERSLERİ VE KİTAPL ARI HAKKINDA iNSAN HAKL ARI TEMELLi BiR DEĞERLENDiRME
4. Sonuç ve Öneriler
Yukarıda da belirtildiği gibi, din eğitim ve öğretiminin Toledo Klavuz İlkeleri’ne göre
hassas, dengeli, kapsayıcı, doktriner olmayan, yansız olmasının yanı sıra temel insan
hakları standartlarını esas alan niteliklere sahip olması gerekmektedir. Bu genel ilkelerin dışında bu raporda incelemesi yapılan bütün kitaplar Toledo Kılavuzu’nda belirtilen
şu ilkeler de göz önüne alınarak incelenmiştir:
Bireylerin din veya inanca inanma/bağlı olma haklarına saygı ve hoşgörü tutumunun kazandırılması; dinler ve inançlarla ilgili konuların insan hakları ve barış gibi daha
geniş kapsamlı konularla ilişkilendirilmesi; farklı dinler ve inanç sistemleri ve bunların içindeki çesitlilik hakkında temel bilgi sahibi olunması; tarih ve tarihsel gelişmeleri
farklı bakış açılarıyla görme biçimlerinin var olduğunun algılanması; kişinin hayatında dinsel veya felsefi inancın önemli olduğunun kavranması; farklı dinler ve inançlar
arasında benzerlik ve farklılıkların algılanması; dinsel topluluklar ve üyelerine ilişkin
olumsuz basmakalıp tipler hakkında bilgi sahibi olarak bunların fark edilmesi ve sorgulanması.
Söz konusu kılavuzdaki bu ilkelere dikkat edilmekle birlikte, ҫocukların ve ailelerinin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne saygı gösterilmesi en temel insan haklarından
birisidir. Bu hak ve özgürlüğün de din eğitim ve öğretiminde sürekli göz önünde tutulması gerekmektedir.
Bu ilkeler doğrultusunda mevcut ders kitaplarında özetle acilen şu değişikliklerin
yapılması önem taşımaktadır:
• Seçmeli din dersi olarak okutulan derslerin –özellikle Temel Dinî Bilgiler dersinin–
içeriği göz önüne alındığında, bunların “dinler hakkında” bir dersten ziyade “belirli
bir din yani İslam’ı öğreten bir ders” olmaktan ҫıkması gerekmektedir. Bu raporda
daha önce belirtildiği gibi 18. Milli Eğitim Şurası’nda Anayasa’nın 24. maddesinin
ilgili hükmü gereğince, isteyen anne ve babaların çocuklarının ahlaki ve manevi
değerlerini geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla seçmeli din eğitimi verilebilmesi için düzenlemeler yapma kararı alınmıştır ki, bu kararda din eğitiminden kasıt
sadece İslam dini değildir. Bu yüzden, söz konusu ders kitaplarının içeriği her türlü
din ve inanca yer verecek şekilde düzeltilmelidir. Nitekim Alevilik, Bahailik gibi
farklı inançlara hiç yer verilmemiştir. Sadece Hıristiyanlık ve Yahudiliğe İslam öncesi Arap Yarımadası’ndaki inançlar anlatılırken yer verilmiştir ki, onlar da çok dar
bir biçimde anlatılmıştır. Bu yüzden seçmeli din derslerinin Sünni anlayıştan farklı
olarak farklı inançlara da derinlemesine yer vermesi gerekmektedir.
• Peygamberimizin Hayatı dersi kitaplarında dersin içeriği itibariyle Hz. Muhammed’in hayatının ağırlıklı olması anlaşılır olmakla birlikte, başka peygamberlerden
de bahsedilmesi Toledo Klavuz İlkeleri ile uyumlu olacaktır.
• Bunun dışında Kur’an-ı Kerim dersinde de başka dinlerin kutsal kitaplarına hiç değinilmemesi sorunludur. Kuran-ı Kerim’in diğer kutsal kitaplarla karşılaştırılması,
bu derslerin zenginlik kazanması anlamında önemlidir. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 15 Ocak 2021 tarihinde vermiş olduğu
68