DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ uygulanmalı ve sınırlandırmaya neden olan ihtiyaçla doğrudan ilgili ve orantılı olmalıdır. Kısıtlamalar, ayrımcı amaçlarla veya ayrımcı bir şekilde uygulanamaz.30 Birbiriyle yarışan hedefler arasındaki bu kapsayıcı orantılılık ilkesi, bu Kılavuz İlkeler için önemli bir hukuki sıçrama tahtası sağlar çünkü devletlerin bir bütün olarak eğitim sisteminde ifade edilen toplumun çıkarları ile din veya inanç biçimlerine bağlı olanların çıkarlarını dengeleme görevini üstlenmeleri gerektiğinin altını çizer. Bunu kolaylaştırmak amacıyla, insan hakları hukuku, konuyla ilgili bir mihenk taşı olan "karşılıklı saygı" fikrine giderek daha fazla odaklanmaktadır.31 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu Çoğulculuktan kaynaklanan gerilimler yakuralların, bir devletin, Avrupa İnsan şandığında, "yetkililerin rolü ... çoğulculuğu Hakları Sözleşmesinin 1. maddesi kapyok ederek gerginliğin nedenini ortadan kalsamındaki, Sözleşmede tanımlanan hak dırmak değil, çatışan grupların birbirlerine ve özgürlükleri kendi yetki alanı içindeki tolerans göstermelerini sağlamaktır." herkes için güvence altına almaya ilişkin 31 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi pozitif yükümlülüğünden kaynaklandığını defalarca belirtmiştir32. Ama aynı zamanda daha ileri de gitmiş ve bunun olmadığı durumlarda, devletlerin karşılıklı hoşgörüyü sağlamak için adım atma konusunda pozitif yükümlülük altında olduğunu açıkça belirtmiştir: "Her ne kadar Mahkeme dini veya başka herhangi bir topluluğun bölünmesi halinde gerilim yaratılmasının mümkün olduğunu kabul etse de, bunun çoğulculuğun kaçınılmaz sonuçlarından biri olduğunu düşünmektedir. Bu gibi durumlarda yetkililerin rolü, çoğulculuğu yok ederek gerginliğin nedenini ortadan kaldırmak değil, rakip grupların birbirlerine tolerans göstermelerini sağlamaktır." O zaman devletlerin, insan hakları yükümlülüklerini ve düşünce, vicdan ve din özgürlüğü ile ilgili AGİT taahhütlerini yerine getirmek için toplum içinde genel bir karşılıklı saygı ve anlayış iklimini teşvik eden stratejiler benimsemeleri gerektiği söylenebilir. Bunun sebebi tam olarak, dinler ve inançlar hakkında öğretimin, bu Kılavuz İlkelerin hazırlanmasına ilişkin bu hedefleri teşvik eden değerli bir araç teşkil olmasıdır. B. Dinler ve İnançlar Hakkında Öğretimde Dikkat Edilmesi Gereken Yasal Konular Sürecin dokunduğu herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne gereğince saygı gösterilmesini sağlamak için, dinler ve inançlar hakkında öğretimde dikkate alınması gereken bir dizi önemli yasal faktör vardır. Bu faktörler ebeveynin, çocuğun ve öğretmenin haklarının yanı sıra bir bütün olarak azınlıkların, dini toplulukların ve toplumun daha genel menfaatlerini de içerir. Bu faktörler ve menfaatler, bu bölümün kalan kısmında ana hatlarıyla özetlenecektir. Dinler ve inançlar hakkında öğretime ilişkin bu hususların genel yansımaları, III ve IV. Bölümlerde yorumlanacaktır. Bölüm V, sonrasında ortaya çıkan önemli birtakım hususlara odaklanarak, bu genel yasal çerçevenin pratik uygulamasına daha ayrıntılı bakacaktır. 30 A.g.e. paragraf 8. 31 Bakınız, örneğin, Şerif/Yunanistan (AİHM, Başvuru No 38178/97, 1999), paragraf 53. 32 AİHS, a.g.e. not 15. 28

Select target paragraph3