DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ
sahip olsun veya olmasın) özel okullarda ya da belirli bir dini veya ideolojik yönelime
sahip devlet okullarında gerçekleşebilir4. Toledo Kılavuz İlkeleri bu durumların hepsinde geçerli olabilir, ancak din hakkında öğretimin sadece devletin sorumluluğu olmadığı
özel okullar veya diğer okullar söz konusu olduğunda, dini özerklik haklarına saygılı
olunmalıdır. Kılavuz İlkeler ayrıca, ilgili oldukları ve okulu işletenler tarafından faydalı
olarak kabul edildikleri ölçüde, belirli bir dini ya da ideolojik yönelime sahip olan özel
okullarda ve devlet okullarında da kullanışlı olabilir, ancak İlkeler kullanılırken söz konusu okulun inanç ve değerler sistemi dikkate alınmalıdır.
Son olarak, İlkelerin sadece dinler hakkında öğretimi değil, aynı zamanda inançlar, yani
hayata ve dünyaya dair dini olmayan anlayışlar hakkında öğretimi de ele aldığı unutulmamalıdır. Bu Kılavuz İlkelerin temel kaygısı – insan hakları ilkelerine bağlılığın derinleştirilmesi – her ikisi için eşit ölçüde geçerlidir. Bu konular genellikle etik ve yurttaşlık
eğitimi ile ilgili dersler bağlamında da ortaya çıkmaktadır. Bu dersler bu dokümanın
kapsamı dışında kalan bazı konuları gündeme getirmesine rağmen, dinlere veya inançlara dikkati içeren derslerde bu İlkelerin yakından incelenmesi yararlı olacaktır.
Toledo Kılavuz İlkelerinin AGİT üyesi Devletlerde bulunan dinler ve inançlar hakkında
öğretime ilişkin çok çeşitli eğitim sistemlerine katkı sunması amaçlanmıştır5. Bu yaklaşımlar genellikle ülkenin tarihini yansıtır ve saygı duyulması gereken farklı milli geleneklerin ve mirasların bir ifadesidir. Bunların hepsi, bu dokümanda sıralanan ilkelerin
anlaşılması ve bu ilkelere saygı duyulması koşuluyla, insan haklarının, din özgürlüğünün, demokratik toplumların ve karşılıklı saygının gelişmesine katkıda bulunabilirler.
Başlangıç noktası, dinler ve inançlar hakkında öğretimin dini bağlılık ve mezhep odaklı
olmaması anlayışıdır. Öğrencinin dinlere ve inançlara dair farkındalığı için çabalar ancak
öğrencinin bunların herhangi birini kabul etmesi için baskı uygulamaz; dinlerin ve inançların uygulanmasını değil, bunlar hakkında araştırmayı destekler; öğrencilere çok çeşitli
dini ve dini olmayan görüşleri anlatabilir ancak belirli bir görüşü dayatmaz; dinlerin ve
inançların herhangi birini desteklemeden veya karalamadan bunlar hakkında eğitim verir; öğrencileri çeşitli dinler ve inançlar hakkında bilgilendirir, öğrencileri herhangi bir
dine ya da inanca uymaya veya dönüştürmeye zorlamaz6. Dinler ve inançlar hakkındaki
çalışmalar, öğrencilere çeşitli inanç geleneklerine dair adil ve daha derin bir anlayış kazandırmanın bir ön koşulu olan sağlam bilime dayanmalıdır.
4 Birçok AGİT ülkesinde devlet okulları ile özel okullar arasında net bir ayrım yapmak zordur. “Devlet okulu” bu belgede; organizasyonu, finansmanı ve yönetimi öncelikle bir kamu kuruluşunun (devlet, bölgesel, belediye, vb.) sorumluluğu ya da birincil
gözetimi altında olan bir okulu ifade etmek için kullanılır. “Özel okul”, kamu kaynaklarından (mali destek de dahil olmak üzere)
ne düzeyde destek alırsa alsın, organizasyon, finansman ve yönetim konularının öncelikle okulun kendisinin veya kamu dışından bir sponsor kuruluşun sorumluluğu altında olduğu bir okuldur.
5 Bakınız, örneğin, Peter Schreiner, Friedhelm Kraft, ve Andrew Wright, Avrupa’da Din Eğitiminde İyi Uygulama: İlköğretim
Okullarına dair Örnekler ve Bakış Açıları (Munster, Munster Lit, 2007).
6 Charles C. Haynes, Devlet Okullarında Din için bir Öğretmen Kılavuzu’ndan uyarlanmıştır (Nashville, İlk Değişiklik Merkezi,
1999), s. 3.
19