DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ
eğitim ortamının sürdürülmesini ve ebeveynler ile çocukların insan haklarına saygı duyulmasını sağlamak amacıyla öğretmenlere bir dizi meşru kısıtlamanın getirilebileceği
doğrudur. Bu bağlamda, dinler ve inançlar hakkında öğretim verilirken – veya aslında,
herhangi bir konu öğretilirken – öğretmenlerin görevlerine dengeli ve profesyonel bir
şekilde yaklaşmaları gerektiği ve öğrencilerinin inançlarını etkilemek için öğretmen
olarak konumlarını istismar edemeyecekleri izahtan varestedir.
Azınlık Hakları
Dinler ve inançlar hakkında öğretim programları geliştirilirken ve uygulanırken, belirli bir okulun hizmet ettiği, büyük toplum içindeki azınlık gruplarının haklarını ve
farklı ihtiyaçlarını gözetmek gerekir. Bu, okulda öğrencileri bulunan ulusal ya da etnik
azınlıkları veya sadece ilgili okulda öğrencileri olan küçük dini toplulukları veya inanç
topluluklarını içerebilir. Tüm bu ulusal veya etnik azınlıkların, küçük dini toplulukların,
göçmenlerin ve yeni azınlıkların farklı ihtiyaçlarını saptamak için çaba harcanmalıdır.
Bu bağlamda, UAYK himayesinde hazırlanan Lahey Tavsiyelerinde ifade edilen bir dizi
husus son derece önemlidir. Bu tavsiyeler, öncelikle ulusal etnik azınlıklara dair konulara odaklanılarak geliştirilmiş olmakla birlikte, aynı zamanda etnik azınlıklar olsun veya
olmasın, dini toplulukları ilgilendiren konularla da belirgin şekilde ilgilidir. Aslında,
etnik azınlıkların iddia edebilecekleri diğer haklara ek olarak, din veya inanç özgürlüğü
hakkı ile ilgili olmaları, bu tavsiyelerin önemini arttırır.
Lahey Tavsiyelerinde belirtilen bir dizi husus din hakkında öğretim ile ilgilidir. İlk olarak, "Devletler eşitlik ve ayrımcılık yapmama temel ilkelerine sürekli olarak uymalıdır"
(2 Nolu Tavsiye). Dinler ve inançlar hakkında öğretime ilişkin bir programda ayrımcılık, programının geliştirilmesi veya uygulanması sırasında herhangi bir aşamada ortaya çıkabilir. Bu durumda haklar ihlal edilmektedir. İkinci olarak, "ilgili uluslararası
yükümlülüklerin ve taahhütlerin, uluslararası asgari standartları oluşturduğunun; bu
yükümlülüklerin ve taahhütlerin kısıtlayıcı bir şekilde yorumlanmasının ruhlarına ve
amaçlarına aykırı olacağının" (3 Nolu Tavsiye) unutulmaması önemlidir. Üçüncü olarak, "Devletler azınlıkların eğitim hakları konusuna proaktif bir şekilde yaklaşmalıdır"
(4 Nolu Tavsiye). Dördüncü olarak, "azınlık tarihlerinin, kültürlerinin ve geleneklerinin vurgulanmasına" önem ve değer verilmesi gerektiği gibi, belirli bir okulda bulunan
dini toplulukların "tarihlerinin, kültürlerinin ve geleneklerinin" öğretilmesine de dikkat
edilmelidir (19 Nolu Tavsiye). Beşinci olarak, "Devletler, [...] [ulusal azınlıkların] azınlık
eğitimi ile ilgili politika ve programların geliştirilmesine ve yürütülmesine anlamlı bir
şekilde katılımlarına imkan tanıyan koşulları yaratmalıdır" (5 Nolu Tavsiye). Müfredat
içeriği "söz konusu azınlıkları temsil eden kurumların aktif katılımıyla geliştirilmelidir"
(20 Nolu Tavsiye). Her programın seçimler ve tercihler yapması gerekecektir, ancak
yanlış veya saygısız içerik, itiraza ve düzeltmeye tabi olmalıdır ve seçimlere ilişkin sağlam gerekçeler mevcut olmalıdır. Son olarak, çeşitli uluslararası belgeler uyarınca, "azınlıkların ortak kimliklerini sürdürme haklarına saygı duyulmalıdır" (1 Nolu Tavsiye)42.
42 Lahey Tavsiyeleri, a.g.e. not 9.
32