DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ
Öğretmenlere Yönelik Hizmet İçi Eğitim ve Öğretim İçin İhtiyaç Analizi
Almanya, Norveç, İsviçre ve İsveç gibi ülkelerde, yerinde eğitim yoluyla ele alınabilen
belirli okul gelişimi ihtiyaçlarını değerlendirmek için "kültürlerarası kontrol listeleri" geliştirilmiştir. Değerlendirme, bir okulun öğretmen eğitimine olan ihtiyacını
netleştirmeye yardımcı olan dahili geliştirme sürecinin ilk adımıdır.
1. Adım: Münferit okulların çeşitlilik konularını nasıl ele aldıklarını ve yönettiklerini belirleyen çeşitlilik anketleri ve görüşmeleri geliştirilmiştir. Anketler, bir okulda
mevcut olan çeşitlilik miktarı hakkında veri sağlamayı ve heterojenlikle ile ilgili okul
politikasını belirlemeyi amaçlamaktadır. Sorular; okuldaki toplumsal istatistiklere,
dilsel, kültürel, dinsel çeşitlilik düzeyine, azınlık gruplarının görünürlüğüne, destek
yapılarına; okul, veliler ve toplum arasındaki işbirliği düzeyine, vb. odaklanır.
2. Adım: Öğretmenler, okul müdürleri, öğrenciler ve veliler ile yapılandırılmış görüşmeler gerçekleşir. Bunlar, çeşitliliğe dair farkındalık düzeyi, kültürel ve dini çeşitliliğe yönelik öğretmen tutumları ve çeşitlilik eğitiminin önündeki engeller gibi
değişkenlerin daha iyi anlaşılması için analiz edilir. En önemlisi, görüşmelerin yorumlanması bir okulun daha fazla iyileştirme ihtiyacını netleştirmeye yardımcı olur.
3. Adım: Danışmanlar ve okul temsilcileri, birlikte, öğretmen eğitimi ve okul gelişimi
için öncelikli alanları tanımlar. Birçok durumda, dinler ve inançlar hakkında öğretim
öncelikli bir alan olarak belirlenmiştir.
4. Adım: Okulda öğretmen eğitimi yapılır.
Örnek: Almanya'da ulusal okul gelişimi projesi olan "Demokrasiyi Öğrenmek ve
Yaşamak", özellikle çeşitlilik eğitimine odaklanmıştır. Dinler ve inançlar hakkında
öğretim, çeşitli vesilelerle yüksek bir öncelik olarak tanımlanmıştır - bunun sebebi,
özellikle okulların öğrencilerinden ve personelinden gelen Müslüman gelenekleri
hakkındaki çok sayıda soru ile başa çıkması ve yerel topluluklarda Müslüman ibadethanelerinin artan görünürlüğüdür.
Genel olarak, öğretmenlerin sınıflardaki konumu, onlara din veya inanç gibi kişisel nitelikteki konular hakkındaki tartışmalarda öğrencileri orantısız biçimde etkileme potansiyeli verir. Öğretmenin kişisel inançlarının ifade edilmesinin anlayışı ve düşünmeyi
teşvik edebileceği kabul edilirken; öğretmen eğitimi, eğitimcilerin kişisel, dini veya dini
olmayan bağlılıklarının farklı dinler ve felsefeler hakkında ders verirlerken taraflılık
yaratmamasını sağlayacak stratejiler içermelidir. AGİT üyesi Devletlerin giderek daha
çeşitli hale gelen sınıflarında, bu husus daha da derinleşmektedir. Mesleki eğitim, bu
(genellikle) kasıtlı olmayan etkilerin bazılarını düzeltebilir ve kendilerine yabancı olan
inançları ve uygulamaları incelemeleri ve kendi inançları ile mesleki sorumlulukları
arasındaki ilişkiyi keşfetmeleri için öğretmenlere fırsatlar sunmalıdır.
46