DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ
Eğitim yetkilileri dinin ifade edilmesini kısıtlayan koşullar dayattığında, ya o kısıtlamayı bu test uyarınca gerekçelendirmeli ya da söz konusu dini uygulamayla uyumlu hale
getirmelidir. Buna bağlı olarak, farklı dini ihtiyaçlara cevap veren makul politika uyarlamalarının bulunamaması, belirli bir eğitim politikasının veya uygulamasının din veya
inanç özgürlüğü haklarını ihlal etmesine kolayca neden olabilir. Böyle bir uyarlama
mümkün olmasına karşın kabul edilmemişse, söz konusu politika kesinlikle gerekli değildir ve bu nedenle uluslararası sınırlama hükümleri kapsamında gerekçelendirilemez.
Kanada'da Dini İnançlara Uyum Sağlama: Multani - Marguerite-Bourgeoys Okul Kurulu ve
Kanada Quebec Yüksek Mahkemesi Başsavcısı, 2006
Kanadalı bir Sih genci ve babası (Multaniler) okula tehlikeli nesneler getirilmesi
konusundaki bir yasağa karşı bir dava açmıştır. Yasak, her zaman bir metal kirpan
(hançer) takılmasını gerektiren, samimi kabul edilen inançlara müdahale etmiştir.
Bir hançere benzeyen kirpan, geleneksel Sihler için önemli bir dini semboldür. Okul
yönetim kurulu personelinin başlangıçta teklif ettiği ve Multaniler tarafından kabul
edilen makul uyumlaştırma önerisine göre, çocuk, giysisinin içine mühürlenip dikilmesi koşuluyla bir kirpan taşıyabilirdi. Ancak nihayetinde, yerel okul yönetim kurulu
komisyon üyeleri bu çözümü reddetmiştir.
İtirazlar sonunda Kanada Yüksek Mahkemesine ulaşmış ve Mahkeme, komisyon
üyelerinin uyumlaştırmayı reddetme kararının anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkemeye göre, bu politikanın çocuğu özel bir okula transfer olmaya zorlaması, onu devlet okuluna gitme hakkından mahrum bırakmış ve din özgürlüğünü
ihlal etmiştir. Mahkeme, makul bir düzeyde okul güvenliğinin sağlanmasının acil ve
önemli bir sosyal ihtiyaç teşkil ettiğini ve kurulun politikası ile bu politikanın izlenmesi arasında mantıklı bir ilişki olduğunu kabul etmiştir. Ancak sonuçta, bu politikanın korunan hak ile orantılı olduğunun kabul edilemeyeceği sonucuna varmıştır.
Başlıca neden, bu politikanın "ihlal edilen hak veya özgürlüğe asgari düzeyde zarar
vereceğinin" söylenemeyeceğidir. Reddedilen uyumlaştırmanın makullüğünün de
gösterdiği gibi, mutlak bir yasaklama gerekli değildi. Çocuğun bir şiddet riski oluşturmasına yol açabilecek davranış sorunları olduğuna dair hiçbir delil yoktu ve başka bir öğrencinin kirpanı ondan zorla alması (onu hareketsiz hale getirmesi, bütün
elbisesini araması, kınını çıkarması ve kirpana ulaşmak için onu sökmesi veya yırtması) riski düşüktü. Gerçekten de kayıtlar, 100 yılı aşkın süredir Kanada okullarında
kirpanların şiddetle kullanıldığı hiçbir olay olmadığını gösterdi ve ciddi bir zarar riski
olduğuna dair gerçek bir kanıt yoktu.
Mahkeme, ayrıca bir "şiddet sembolü" olduğu ve "güç kullanmanın haklarını savunmak ve çatışmayı çözmek için bir yol olduğu mesajını gönderdiği" için "okullarda
kirpanların bulunmasının okul ortamının zehirlenmesine katkıda bulunacağı" iddiasını reddetmiştir. Aksine, "Bu iddianın sadece kirpanın sembolik niteliği ile ilgili
kanıtlarla çelişmekle kalmayıp, aynı zamanda Sih dinine inananlara karşı saygısızlık
olduğuna ve çok kültürlülüğe dayalı Kanada değerlerini dikkate almadığına... Eğer
bazı öğrenciler, onların bıçak bulundurmalarına izin verilmezken [bir Sih'in] okulda
kirpan taşımasını adaletsiz buluyorlarsa, demokrasimizin temelindeki ... bu değeri
öğrencilerine aşılamanın okulların görevi olduğuna" karar vermiştir.
54