1.Giriş
Suriye’de
Mart
2011
yılından
bu
yana
devam
eden
çatışma
ortamı
nedeniyle
yüzlerce
insan
hayatını
kaybetmiş,
yaralanmış
veya
yaşadıkları
yerleri
terk
etmek
zorunda
bırakılmışlardır.
Birleşmiş
Milletler
Mülteciler
Yüksek
Komiserliği
(BMMYK)
verilerine
göre
ülke
içinde
yerlerinden
edilmiş
Suriyelilerin
sayısı
milyonları
bulurken,
1.1
milyondan
fazla
Suriye
vatandaşı
da
ülke
sınırlarını
geçerek
başta
Ürdün
ve
Türkiye
olmak
üzere,
Lübnan,
Irak,
Mısır
ve
diğer
ülkelere
sığınma
talebinde
bulunmuştur.
Her
geçen
gün
artmakta
olan
bu
sayının
%
77’sini
kadın
ve
çocuklar
oluşturmaktadır.
12
yaş
üzeri
kız
çocuğu
ve
kadınların
toplamı
nüfusun
%51’dir.
Nüfusun
%38’ini
0-‐11
yaş
grubu,
%14’ünü
ise
12-‐17
yaş
grubu
çocuklar
oluşturmaktadır.1
6
Mart
2013
tarihinde
yayınlanan
T.C.
Başbakanlık
Afet
ve
Acil
Yönetim
Başkanlığı
(AFAD)
verilerine
göre
Nisan
2011
tarihinden
bu
yana
“geçici
koruma”
statüsü
altında
Türkiye’ye
giriş
yapan
Suriye
yurttaşlarının
sayısı
185.982’dir.
Ancak
bu
sayının
sadece
Türkiye’de
sekiz
ilde
mevcut
bulunan
17
kamp
ve
yerleşim
yerinde
yaşayan
Suriyelilere
ait
olduğu,
Türkiye’nin
çeşitli
bölgelerinde
yaşamlarını
devam
ettirmeye
çalışan,
çoğunluğu
çocuk
ve
kadınlardan
oluşan
200
binden
fazla
kayıtlı
veya
kayıtsız
Suriye
vatandaşının
bulunduğu
çeşitli
kaynaklar
tarafından
doğrulanmaktadır.
AFAD
ve
T.C
Dışişleri
Bakanlığı
verilerine
dayanılarak
hazırlanan,
9
Mart
2013
tarihli
BMMYK
verilerine
göre,
son
günlerde
yapılan
yeni
bir
düzenlemeyle
şehirlerde
yaşayan
yaklaşık
40.000
kişi
kayıt
altına
alınmıştır.
Bu
rakamların
toplamı
ile
birlikte,
Türkiye’de
30.000’i
kayıt
olmayı
bekleyen
yaklaşık
400,000
Suriyeli
bulunmaktadır.2
Bu
sayının
%75’ini
kadın
ve
çocuklar
oluşturmaktadır.3
Türkiye’nin
ulusal
mevzuatında
kitlesel
göç
hareketleri
ve
acil
insani
yardım
gerektirecek
olan
koşulları
karşılayan
kanun
maddeleri
oldukça
sınırlıdır.
Mevcut
durumda,
hem
kamp
hem
de
kamp
dışında
yaşayan
Suriyeli
sığınmacıların
temel
hak
ve
ihtiyaçlarının
karşılanması
için
çıkartılan
genelgelerin
birçoğu
ihtiyaca
cevap
verme
konusunda
son
derece
yetersiz
kalmaktadır.
Bir
başka
sorun
ise
var
olan
genelgelere
ulaşmanın
neredeyse
imkansız
olması
hem
sığınmacıların
hem
de
bu
alanda
faaliyet
göstermek
isteyen
sivil
inisiyatiflerin
yasal
çerçeve
ile
ilgili
yeterli
bilgiye
sahip
olmamaları
istikrasız
bir
ortam
yaratmaktadır.
“Göz
Ardı
Edilenler:
İstanbul’da
Yaşayan
Suriyeli
Sığınmacılar”
raporu,
uluslararası
insan
hakları
sözleşmeleri
kapsamında,
Türkiye’nin
yerine
getirmesi
gereken
yasal
yükümlülükleri
çerçevesinde
şekillendirilecek
bir
koruma
mekanizmanın
oluşmasını
teşvik
etmek,
hak
ve
özgürlüklerinden
mahrum
olan
bireylerin
mağduriyetlerinin
en
kısa
zamanda
giderilebilmesi
için
alınacak
tedbirlerin
oluşturulmasına
katkı
sağlamak
amacıyla
hazırlanmıştır.
1
UNHCR
Syria
Regional
Refugee
Response:
http://data.unhcr.org/syrianrefugees/regional.php
2
UNHCR
Syria
Regional
Refugee
Response:
http://data.unhcr.org/syrianrefugees/regional.php
3
AFAD
Başkanı,
Dr.
Fuat
Oktay,
6
Mart
2013
tarihli
Suriye
konulu
basın
toplantı
metninden
alıntı
(06.03.2013)
http://www.afad.gov.tr/TR/HaberDetay.aspx?IcerikID=1076&ID=5
5