SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
na karar verirken, yetkililer, örgütlenme özgürlüğü hakkı bakımından en az yıkıcı
olan tedbiri uygulamaya özen göstermelidir. Örneğin, bir örgüt, mali tablolarının
ibraz edilmesini öngören yasal bir şartı ihlal ediyorsa, ilk verilecek tepki bu eksikliğin giderilmesini talep etmek olmalıdır. Para cezası veya diğer küçük cezalar
uygunsa ancak daha sonra uygulanmalıdır. Korneenko- Belarus davasında BM İnsan
Hakları Komitesi, propaganda materyalleri üretmek için yabancı fon kaynaklarıyla
aldığı teçhizatın uygunsuz kullanıldığı ve teçhizatın birtakım belgelerinde eksiklikler olduğu gerekçesiyle kapatılan kayıtlı olmayan bir örgütün yasaklanması olayını
incelemiştir. Komite, eksik belge nedeniyle bir örgütün kapatılmasının orantısız bir
tepki olduğu sonucuna varmıştır. Daha genel anlamda, raporların geç veya yanlış
şekilde sunulması ve benzeri suçlar durumunda uygulanan cezalar, işyerleri gibi
başka oluşumların işlediği benzer suçlara verilen cezalardan daha yüksek veya
daha sert olmamalıdır.
4. Koşullar elveriyorsa, yaptırımlardan önce bir ihlalin nasıl düzeltilebileceğine
dair bilgiyle birlikte bir uyarı yapılmalıdır. Böyle bir durumda, örgüte ihlali veya
eksikliği gidermek için yeterli süre tanınmalıdır. Örgütlere karşı işlemleri kimin
başlatılabileceği kanunlarda açıkça belirtilmelidir.
5. Faaliyetlerin fiilen askıya alınmasına veya bir örgütün yasaklanmasına veya kapatılmasına yönelik yaptırımlar istisnai niteliktedir. Bu türden yaptırımlar ancak söz
konusu ihlalin devletin, belli grupların veya temel demokratik ilkelerin güvenliğine karşı ciddi bir tehdit oluşturuyorsa uygulanmalıdır. Her durumda, bu türden sert
yaptırımlar nihai olarak bir yargı makamı tarafından verilmeli veya denetlenmelidir.
6. Örgütler tek ve aynı ihlalden dolayı tekrar tekrar yaptırıma maruz kalmamalıdır.
Dayatılan yaptırımlara karşı itirazlar, itiraz süreci tamamlanıncaya kadar yürütmeyi
durdurma etkisine sahip olmalıdır. Bu uygulama, en nihayetinde itiraz haklı bulunsa
bile, uzun itiraz prosedürleri nedeniyle, dondurulan hesaplar veya yüksek miktardaki
para cezalarından dolayı örgütlerin neredeyse yok olmaları önlenmiş olur. Ancak,
ağır suçların veya ulusal güvenliğin söz konusu olduğu davalarda, itiraz sürecinde
yaptırımların askıya alınmaması makul kabul edilir.
7. Yaptırımlara yol açan ihlaller durumunda ispat yükü daima yetkililere ait olmalıdır.
Buna, yaptırıma yol açan ihlal iddialarını desteklemek için yeterli delilleri sağlama
yükümlülüğü de dâhildir. Yaptırımların uygulanmasına yol açan süreçler saydam ve
açık olmalıdır; ancak her zaman yüksek düzeyde bir aleniyete sahip olmaları gerekmez. Bunun nedeni, kamunun bilgi edinme hakkı ile sorumluluğun veya suçun tespit
edilmesinden önce bir örgütün itibarına gelebilecek potansiyel zarar arasında uygun
bir denge gözetilmesini sağlamaktır. Ayrıca, denetimden sorumlu organların kararları, bağımsız ve tarafsız bir mahkemeye yapılacak itiraza tabi olmalıdır. Denetim
çerçevesinde, devlet yetkilileri örgütlerin haklarını korumadıkları veya ihlal ettikleri
için hem idari hem cezai sorumluluk taşımalıdır.
Fesih, Yasaklama, Kapatma ve Adalete Erişim
1. Bir örgüt, üyelerinin kararıyla veya bir mahkeme kararı yoluyla feshedilebilir.
Buna göre, fesih gönüllü veya mecburi olabilir.
2. Bir örgütün gönüllü bir şekilde feshedilmesi, örgüt amaç ve hedeflerine ulaştığında
veya örneğin, başka bir örgütle birleşmek istediğinde veya artık faaliyet göstermek
istemediğinde söz konusu olabilir. Bu türden feshin gönüllü olması, kararın, örgütün
32