yürüyüşünü polis tazyikli su ve biber gazı kullanarak dağıtmış, zor kullanmaya rağmen ısrar edenleri ise gözaltına almıştır3. Zira 2911 Sayılı Kanun’a göre 10 Ekim 2015 Cumartesi günü gerçekleşen Ankara Katliamı’nı protesto etmek üzere yürüyüş yapmak isteyen yurttaşlar 7 kişilik düzenleme kurulu oluşturmalı, bu düzenleme kurulu çalışma saati olan pazartesi günü bildirim dilekçesini ilgili mülki amire vermeli, yürüyüşü ise en erken 48 saat sonra olan 14 Ekim 2015 Çarşamba günü yapmalıdır. Aksi durum kanuna aykırı gösteri sayılacağından polisin zor kullanması suretiyle barışçıl grupları dağıtmasına ve gösteriye katılanlar hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası talep edilmesine neden olacaktır. Öte yandan düzenleme kurulu üyelerinin 18 yaşını doldurmuş olmasına ilişkin kanun hükmü uyarınca, katliamda öğretmenlerini kaybeden lise öğrencileri katliamı protesto etmek için bildirimde bulunsalar dahi toplantı ve gösteri düzenleyemeyeceklerdir. 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu 18 yaşını doldurmamış yurttaşlara gösteri düzenleme yasağı getirerek Anayasanın 10. maddesinde düzenlenen “Kanun Önünde Eşitlik” ilkesine aykırı bir hüküm yaratmıştır. Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılanlara soruşturma ve akabinde dava açılması toplanma özgürlüğünün ihlali sonucu doğurmaktadır. 2911 Sayılı Kanun’a muhalefet sebebi ile aleyhine ceza davası açılan ve başvurucunun beraat ettiği Arpat-Türkiye (15 Haziran 2010, 26730/05) davasında, AİHM başvurucu hakkında açılan ceza davasından henüz mahkum olmamış olmasının hak ihlali tespitine engel olmayacağına karar vererek 11. maddeden ihlal kararı vermiştir. AİHM, barışçıl bir gösterici aleyhine hukuki yargılama sürecinin başlamış olmasını bile AİHM 11. madde ihlali kapsamında değerlendirmektedir. (Arpat/Türkiye, Aşıcı vd./Türkiye 15 Haziran 2010, 17561/04, Aytaş vd./Türkiye 8 Aralık 2009,6758/05, Turan Biçer/Türkiye 30 Kasım 2010, 3224/03, Gün vd./Türkiye 18 Haziran 2013, 8029/07). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihadı ortadayken hala yüzlerce kişi hakkında zor kullanılarak dağıtılan gösterilerde elinde taş bulundurduğu/attığı gerekçesiyle dava açılıp bu kişiler 2911 Sayılı Kanun’a muhalefet etmenin yanında, silahlı örgüt üyeliği gibi ağır bir suçtan da mahkumiyet almaktadır. 20 Mart 2012 tarihinde Batman’da gerçekleşen ve polis zoruyla dağıtılan Newroz gösterisine katılan bir yurttaş yakın tarihte Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kanuna aykırı gösteriye katılıp ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamaktan 3.000 TL adli para cezası, kanuna aykırı gösteriye elinde taşla katılmaktan 3.000 TL adli para cezası, anılan kanuna aykırı gösteriye yasa dışı örgütün çağrısı üzerine katılmaktan ise 4 yıl 2 ay hapis cezası almıştır4. Mahkemelerin kanunda açıklık olmamasına rağmen yurttaşları silahlı örgüt üyeliğinden cezalandırmaları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2008 yılında verdiği bir kararına dayanmaktadır5. Anılan kararda “örgütün genel çağrısı, örgüte ait yayın organlarının yayınları ve çağrıları ile somutlaşmış olup, bu çağrının belirli bir kişiye yapılmış olmasına gerek bulunmamaktadır. Örgütün bilgisi ve istemi doğrultusunda gerçekleştiren bu eylemlerin, örgüt adına gerçekleştiği sabittir” denilerek kanuna aykırı gösterilere ilişkin yasa dışı ör3 http://www.batmancagdas.com/gundem/orantisiz-mudahale-h42258.html= 4 Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.02.2016 Tarih, 2015/283 Esas ve 2016/53 Karar sayılı kararı. 5 Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 Tarih, 2007/9-282 Esas ve 2008/44 Karar sayılı karar. 47

Select target paragraph3