II. ULUSLARARASI AYRIMCILIK KONFERANSI den yaşlanmasının ve bu kadar hızlı yaşlanmasının bir sorun olduğunu dile getiriyordum. O kadar hızlı yaşlanıyoruz ki Fransa’nın 115 yılda ya da Almanya’nın 80 yılda geçirdiği yaşlanma sürecini 15-20 yıl içerisinde kat edeceğiz. Aslında tam da bu dönüşümün ortasındayız; yani Türkiye’deki bilim insanları, araştırmacılar, aktivistler çok önemli bir dönemine, hızla yaşlanma dönemine tanıklık etmektedirler ve bu bence çok özel bir durumdur. Bunun farkında olarak alanda çalışmak, bu tanıklığı ilk elden yapıyor olmak bizler için, araştırmacılar için çok önemli, çok özgün bir deneyimdir. Ben son üç-dört yıldır özellikle makro düzeydeki verilere baktığımda Türkiye'nin zenginleşmeden yaşlandığını söyleyemiyorum; artık Türkiye yoksullaşarak yaşlanıyor ve bu, açık, net gördüğümüz unsurlardan birisidir. Tam da böyle bir dönemde bazı sorunlarla karşılaşmamak mümkün değildir. Türkiye’yi bekleyen en önemli sorunlar belki de yaşlı nüfusunun risk altında olduğu kesimleri tanımlamaktan geçer. Solo-agings olarak da tanımlanan, tek başına yaşlanan insanlar önemli bir risk grubu oluşturmaktadır ve bunlar arasında yaşlı kadınlar özellikle önemlidir. Öte taraftan hiç çocuğu olmayan ya da çocuklarından uzak kalmış insanlar özellikle yaşlanma sürecinde ciddi risklerle karşı karşıya kalacaktır; çünkü bugün Türkiye’de merkezi hükümetin yaşlanmaya ilişkin temel politikası, bakım ve destek hizmetlerini konvansiyonel aile nosyonu üzerinden sunmaktır; yani destekler anne, baba ve çocuktan oluşan aile birlikteliğini referans alarak planlanmakta ve önümüzdeki dönemde de bu anlamdaki aileyi güçlendirerek destek vermek hedeflenmektedir. Bunu düşündüğümüzde saydığım iki grup büyük risk altındaki grupların başında gelir. Ancak özellikle bugün esnek istihdamda çalışan gençleri de hesaba katmak gerekir. Esnek istihdamda çalışan gençler, yani geçici işlerde, mevsimlik işlerde, parça başı veya ajans bazlı çalışanlar önemli bir risk grubu oluşturarak Türkiye’de eşitsiz yaşlananlar kervanına katılmaktadır. Muhtemelen bugün doğan çocuklar ve bugün çocuk olanlar bizim bugün tanımladığımız anlamda emekli olamayacak, toplumun dışına itilme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Oysa kapsayıcı toplum olma, Türkiye’nin en önemli özelliklerinden birisi olabilir gelecek dönemde. Bunu sağlayacak politikaları hayata geçirmek gerekir. 166

Select target paragraph3