tehdit ve tedirginlik uyandırıyordu”; (F111-113) “Polisin varlığı tedirginlik oluşturuyordu”;
(F89-92) “Sınıf önlerinde polis var”; (F133) “Salonun içerisinde polis oturuyordu” gibi gözlemler aktarılmıştır.
İstanbul’daki bir okulda baskı ortamı konusunda (F515) “Okulun bahçesinde 3 polis vardı.
Üzerlerinde üniforma yoktu polis yelekleri yanlarındaydı, herhangi bir şeye müdahale etmiyorlardı. Avukatlar yoktu. 3 okula 1 avukat tayin edilmiş” denmiştir. Elazığ’da (F11) “Polisler
bina içerisinde idiler. Zaman zaman kapı girişlerinin önünde ve salonda dolaşıyorlardı. Urfa’da
bir sandıkta ise (F562) “Seçim sonuç bilgileri polis tarafından alındı” gözlemine yer verilmiştir.
Seçim günü kampanya materyali kullanılmasıyla ilgili en bariz örnek İstanbul’da gözlenmiştir.
İstanbul’da bir okulda (F467) “Genelde okul bahçesinde ..P ve ..P’li oldukları bilinen küçük
materyallerle kuşlama yapılmıştı. Okul bahçe duvarında ..P’nin pankartları asılıydı.”
Oy Verme Yerinin Engelli ve/veya Dezavantajlı Yurttaşların Erişimine Uygunluğu
Türkiye’de pek çok kamusal mekândaki erişim sorunu gibi oy verme yerlerinde de fiziksel engelliler ve yaşlılar gibi dezavantajlı grupların erişimine uygunluk bakımından sorunlar yaşanmaktadır. Hem 2011 Genel Seçimleri, hem de yerel seçimlerin izlenmesi sonucunda da ortaya
çıktığı üzere, pek çok oy verme yeri fiziksel engelli ve yaşlı seçmen kütüğünde belli olmasına
rağmen erişime uygun değildir. Sandıklarının zemin katlarda olmayabildiği veya sandık zemin
katta olmasına karşın bina girişinin ve sınıfa erişimin engellilere uygun olmaması; asansör
olmaması, olsa bile çalışmayabilmesi ya da tekerlekli sandalye girecek genişlikte olmaması
gibi sorunlar yaşanabilmekte ve her seçimde kucakta taşınarak oy kullanmaya çalışan veya oy
kullanamayan engelli seçmenlere tanık olunmaktadır. Örneğin 2011 seçimlerinde bu tür bir
oy kullanamama durumu üzerine, ilgili seçmen idari yargıda dava açarak YSK’dan tazminat
almıştır. Platformumuz tarafından 2011 seçim gözlemi raporu bu davada delil olarak mahkemeye sunulmuş ve kararda zikredilmiştir. Bunun da ötesinde, seçmen kütüklerinde fiziksel
engellilere ilişkin verilerin bulunmaması ve engellilerin durumlarını kendilerinin seçmen kütüğüne kayıt ettirme zorunluluğu engelli seçmenler açısından bir dezavantaj olmaya devam
etmektedir. Bu nedenlerle sandık başına hiç gitmemeyi tercih eden engelli bireyler olabileceği
de dikkate alınmalıdır. Oy verme yerlerinin fiziksel engellilerin erişime uygun olup olmadığının saptanabilmesi için, gözlemcilere bina girişinde rampa veya düz zemin olup olmadığı;
asansör bulunup bulunmadığı ve tekerlekli sandalyeye elverişli olup olmadığı; ayrıca engelli
seçmenleri yönlendirecek personel olup olmadığı sorulmuştur. YSK web sitesinde ilan edilen
istatistiki verilere göre Türkiye’de ortopedik ve görme engelli seçmenler ile 75 yaş üzeri seçmenlerin toplam sayısı 3.016.37’tir. Bu sayı fiziksel erişilebilirlik sorununun önemini daha da
artırmaktadır.
Gözlem yapılan 236 oy verme yerinin
117’sinde yani %49,6’sında rampa bulunmadığı, 227 oy verme yerinin %65,2’sinin
bina girişinin düz zemin olmadığı ve bütün
illerde sorunun aynı şekilde yaşandığı görülmüştür. Her iki soruya da cevap verilen 227
oy verme yerinin 77’sinin bina girişinin hem
düz zemin olmadığı, hem de girişte rampa
bulunmadığı tespit edilmiştir. Yani bu oy
verme yerlerinin %33,9’u fiziksel engellilerin
erişimine uygun değildir.
30 Mart yerel seçimleri öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı ve çeşitli illerin Milli Eğitim
Müdürlükleri’ne yapılan bilgi edinme başvuruları ile okul sayıları ve okulların erişilebilirlik koşulları sorulmuştur. Başvuruya yanıt
veren illerdeki durum şöyledir;
İL
Topl Okul Sayısı
Erişilebilir Okul Sayısı
Trabzon
649
220
İzmir
1418
1187
Edirne
291
188
Bursa
1433
Cevap vermedi
Ordu
627
276
İstanbul
3481
Engellilerin erişimi ile ilgili MEİS
modülümüzde veri bulunmamaktadır.
Adana
939
780
Ş.Urfa
2046
modülümüzde veri bulunmamaktadır.
Van
1953
48
Milli Eğitim Bakanlığı
61934
Cevap vermedi
19
Engellilerin erişimi ile ilgili MEİS