Toplantı ve Gösteri Hakkı İzleme Raporu
Kamu otoritelerinin takdirindeki sınırlayıcı yetkiler oldukça geniş ve kapsamlıdır;
Türkiye’de toplantı ve gösteri yürüyüşlerini düzenleyen kanunlar muğlak ifadelerle doludur ve kanunları yorumlama ve uygulama yetkisi çoğunlukla yargıya değil kamu otoritelerine verilmiştir. Bu durum, barışçıl toplantı hakkını engelleyici keyfi uygulamalara
yol açmaktadır. Valiliklerden kaymakamlıklara kadar birçok kamu otoritesi toplantı ve
gösteri yürüyüşlerinde kullanılabilecek güzergâhları belirleme, erteleme ve yasaklama
yetkilerine sahiptir.
Anayasa’da toplantı ve gösteri yürüyüşleri izne tabi olmasa da TGYK gereği mitingler bildirim yükümlülüğüne tabidir. Bildirimlerin etkinliğin düzenleneceği saatten 48
saat öncesine kadar düzenleyicilerin kimlik fotokopileri, ev ve iş yeri adresleri, etkinliğin
başlangıç ve bitiş zamanları ve etkinliğin amacını içerecek şekilde ilgili valiliğe teslim
edilmesi zorunlu kılınmıştır. Devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmesi için gereken bilgilerden çok daha kapsamlı sayılabilecek bu bildirim yükümlülüğü uygulamada
bir izin zorunluluğu haline gelmektedir. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kamu otoriteleri
tarafından ‘kamu sağlığı ve ahlakı’ ve ‘güvenlik sebepleri’ gibi yoruma açık gerekçelerle
yasaklanabilmektedir. Dolayısıyla izleme döneminde toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin
büyük çoğunluğuna ‘yasadışı’ veya diğer bir söylemle kamu otoriteleri tarafından ‘izin’
verilmemiş olmalarından dolayı müdahale edilmiştir.
Valilikler aynı zamanda toplantı ve gösteri yürüyüşlerine genel yasaklar getirme konusunda da geniş yetkilere sahiptirler. Bu yetkiler, Olağanüstü Hal süresince her türlü
kolektif veya tekil protesto eylemini süresiz erteleme veya yasaklamaya varacak kadar
geniş hale getirilmiştir. Bu yetki toplu gazete okuma yasağı, araba konvoyu yasağı, toplu
kepenk kapatma yasağı gibi kimi ilginç genel yasaklara yol açmıştır. 2014 Avrupa Birliği
İlerleme Raporu’nda da belirtildiği üzere ’genel ahlak’, ‘Türk aile yapısı’, ‘ulusal güvenlik’
ve ‘kamu düzeni’ gibi kavramlar kamu otoriteleri tarafından sıklıkla ve geniş bir takdir
yetkisi ile kullanılmakta, toplantı gösteri hakkını sınırlamaktadır. Kamu otoritelerinin geniş takdir yetkileri toplantı ve gösterilerin gerçekleşme olasılıklarını ciddi anlamda kontrol etmekte ve hakkın kullanımını problemli hale getirmektedir.
Kolluk kuvvetlerinin güç kullanımında orantısızlık ve yaygınlık önemli bir
problemdir;
Uluslararası standartlara göre şiddet içeren toplantı ve gösterilerde bile şiddeti uygulayan
kişi/gruplar güvenlik güçlerince toplantıdan ayrıştırılmalı ve toplantıda güvenlik ortamı
sağlanmalıdır. İzole durumların şiddet içeriği kazanması toptan bir dağıtma için gerekçe
değildir. Dolayısıyla, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine polis müdahalesi olduğunda müdahalenin haklılığını ve orantılı güç kullanıldığını kanıtlama sorumluluğu devlete aittir.
İzleme döneminde Türkiye’deki toplantı ve gösterilere müdahalelerde tazyikli su, biber
gazı gibi dağıtma araçlarının sıklıkla kullanılması öne çıkan bulgulardandır. Özellikle son
yıllarda gerçekleşen orantısız müdahaleler esnasında hayatını kaybedenlerin olması ya
da ciddi yaralanma vakalarının yaşanmasının toplumsal hafızada yer tutması, barışçıl
toplantı hakkının kullanımında caydırıcı etki yarattığı söylenebilir.
2006 yılında orantısız güç kullanımı üzerinden Türkiye aleyhine verilen Oya Ataman v.
Türkiye (2006) kararından beri bu konuda oluşan AİHM içtihatları Türkiye’de bu sorunun
sistematikleşmiş olduğunun birincil göstergesidir. Bu kararlar grubunda ‘AİHM protestoculara uygulanan acı ve ıstırabın boyutunun 3. Madde kapsamında işkence, insanlık dışı ve
aşağılayıcı muamele kapsamında değerlendirilmesi’ gerektiğini belirtmiştir.235 İzleme döneminde toplanabilen müdahale verilerinin neredeyse yarısında orantısız güç kullanımı tespit
edilmiştir. Kasım ayında gerçekleşen bir polis müdahalesinin video kaydında polis amirinin
235 Çalı, Başak. THE EXECUTION OF THE ATAMAN GROUP CASES (Application No. and Judgment Date:
74552/01, 5 December 2006) MONITORING REPORT (December 2014)
68