Sonuç Gözlemleri
silah kullanmaktan çekinmemeleri gerektiğini söylemesi,236 polis ile protestocular arasındaki ilişkinin gittikçe kişiselleşen ve ciddileşen bir hal aldığını da gösterir niteliktedir. Ne var
ki uluslararası standartlar ve devletin pozitif yükümlülükleri gereğince toplantı ve gösteri
yürüyüşü düzenleyicileri ile kolluk kuvvetleri arasında sağlanacak iletişim, katılımcıların
güvenliğini sağlamak açısından elzemdir. Aynı zamanda toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde herkesin bireysel sorumluluğu vardır ve düzenleyiciler çıkabilecek sorunlardan sorumlu tutulamazlar. Ancak izleme bulgularına göre düzenleyiciler çoğu zaman toplantılarda
kullanılan ‘yasadışı’ poster, afiş ve sloganlardan dolayı sorumlu tutulmuşlardır. 2016 Onur
Yürüyüşünde kolluk kuvvetleri ile iletişim kurmaya çalışan düzenleyiciler polis tarafından
gözaltına alınmışlardır. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin pek çoğunda etkinlik başlamadan önce dağıtıcı silah ve TOMA, gözaltı araçları, video ve ses kayıt cihazları ve orantısız
sayıda polis memuru etkinlik mekânına getirilmiş ve henüz toplantı veya gösteri yürüyüşü
başlamadan müdahale edileceği algısı oluşturulmaktadır. Türkiye’de güvenlik güçlerinin
orantısız güç kullanımı uluslararası otoriteler ve AİHM tarafından sistematik bir problem
olarak tespit edilmiştir. İzleme bulguları da bu tespiti desteklemektedir.
TGYK’ya muhalefet gerekçesiyle kişilere yöneltilen suçlamalar sıklıkla başka suç isnatları ile birleştirilmiştir;
AİHM içtihadına göre barışçıl göstericilerin yargılanması toplantı ve gösteri hakkının
ihlalidir. Bu konu üzerine Türkiye’de veri toplamak oldukça zor olsa da AİHM’e yapılan başvuruların sayısı ve konuyla ilgili Adalet Bakanlığı istatistikleri endişe vericidir.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu’na aykırı hareket etmekten dolayı hakkında yasal
işlem yapılan kişilerin sayısı 2011’den beri iki katına çıkmıştır.
Bunun bir nedeni mevzuatta yapılan yaptırımları artıran düzenlemeleridir. Yasada yer
alan geniş yasaklar uymayanlara hapis cezaları ile yaptırım uygulanmaktadır. Örneğin,
her yıl için valilikler tarafından belirlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü güzergâhlarına
uymayan barışçıl göstericiler iki yıla kadar hapis cezası ile karşılaşabilirler.
Barışçıl toplantı ve gösterilere katılanlar sıklıkla 2911 No’lu kanunun yanı sıra Türk
Ceza Kanunu ve/veya Terörle mücadele Kanunu gibi diğer yasalarda düzenlenen suçlar
ile yargılanmaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılan muhalif görüşlü göstericilere misilleme amaçlı dava açılması da sık görülen durumlardandır ki, bu barışçıl toplantı
hakkının kullanımında caydırıcı bir engel yaratmaktadır. Bu konu üzerine verilen son
AİHM kararı durumu özetlemektedir. Gülcü v. Türkiye davasında 15 yaşında bir çocuk
terör örgütü olarak tanınan bir grubun düzenlediği toplantıya katılmaktan ötürü terör
örgütü üyesi olmakla suçlanmış, yaşından dolayı cezası 15 yıla düşürülmüştür. AİHM kararında yalnızca bir toplantıya katılmanın böyle ağır bir suçlamaya yol açmasını reddetmiştir. Ancak bu tarz hakkın kullanımını baltalamaya yol açan yasal işlemler Türkiye’de
sistematik bir sorun olma yolundadır. Bazı durumlarda gösteri öncesinde kamu otoriteleri
tarafından yasadışı olarak ilan edilen toplantı ve gösterilere katılan göstericiler suçlu olarak damgalanmakta ve yargılanmaktadırlar.
Kamu otoritelerinin ve güvenlik güçlerinin barışçıl toplantı hakkını tanımalarında ayrımcı uygulama gözlenmiştir;
İzleme süresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan kişiler/gruplar arasında
gösterinin konusu, taleplerin içeriği, gösteriyi düzenleyenlerin politik görüşleri üzerinden ayrımcı uygulamalar gözlemlenmiştir. Belirli gruplar tarafından gerçekleştirilen gösterilerde güvenlik önlemleri gerektiği gibi etkinliğin gerçekleştirilmesini gözetecek şekilde alınmış bu gösterilere güvenlik güçlerinin müdahalesi tespit edilmemiştir. Muhalif
gruplar tarafından gerçekleştirilen gösterilerde ise idari zorluklar, aşırı güvenlik önlemleri ve güvenlik güçlerinin müdahalesi ile sıklıkla karşılaşılmıştır. Benzer şekilde, mekân ve
236 http://ilerihaber.org/icerik/esenyurtta-protesto-polis-silah-kullanmaktan-cekinmeyin-62575.html
69