ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ
deki son derece olumsuz çağrışımlarını nasıl kazandığını inceleceğim.
Üçüncü olarak, ihtiyaç ve bağımlılık kavramlarının nasıl olumlu ve güçlendirici olabileceğine dair oluşturulmuş kavramsal çerçevelere bakacağım (Heller, 1976). Dördüncü olarak, bu çerçeveleri Serene Khader’in
(2008) ağır bilişsel engelli kişileri kapsayacak bir adalet kuramı oluşturmaya yönelik çalışmasıyla birleştireceğim. Son bölümde, serpilme [flourishing], erişilebilirlik ve evrensel tasarımın neden radikal ihtiyaçlar olduğundan bahsedeceğim.
İleri dönem kapitalist toplumlar gibi tahakküm ve itaate dayalı
karmaşık toplumlarda statü, iktidar ve kaynaklara erişim eşitsiz olarak
dağıtılır ve bu dağıtım sınıf, cinsiyet, etnik köken, ırk, yaş, engellilik
durumu gibi baskı ve sömürü belirteçleri üzerinden ayrışır (Fraser, 2013,
58). Fraser’a göre “ihtiyaç söylemi” baskın zümre ve kurumların, meşru
toplumsal ihtiyaçların yorumlanması konusunda, çeşitli ezilen gruplarla
rekabet ettiği bir mücadele alanıdır (2013, 59). Bu mücadele birbiriyle
ilişkili üç andan oluşur: Bir ihtiyacın siyasi statüsünün belirlenmesi,
ihtiyacın tanımlanması ve ihtiyacın nasıl karşılanacağının belirlenmesi
(Fraser, 2013, 57). Ataerkil kapitalist toplumlarda toplumsal yaşam “politik”, “ekonomik” ve “domestik/ailevi” boyutlara ayrılmıştır: Aile gibi
domestik kurumlar meseleleri kişiselleştirerek, özel alana hapsederek,
siyasetin alanından çıkarır (depolitize eder) (Fraser, 2013, 62). Ekonomik
kurumlar ekonomize ederek (örn. piyasanın kişilerüstü buyruklarını gerekçe göstererek) meseleleri siyasetin alanından çıkartır (Fraser, 2013,
62). İhtiyaçların siyasi alana çıkabilmesi ve hak olarak talep edilebilmeleri için bu kuşatılmış bölgeleri aşmaları gerekmektedir.
Bir şeyin siyasileşmesi, politikleşmesi, siyasi alana girmesi ne anlama geliyor? Fraser bu olguyu iki farklı anlamda kullanıyor. Birincisi
resmi-siyasi: Bir şey devlet sisteminin kurumları tarafından ele alınıyorsa politiktir (Fraser, 2013, 60). İkincisi de söylemsel-siyasi: Bir
şey geniş bir söylemsel kamusal alanlar yelpazesinde tartışılıyorsa
politiktir (Fraser, 2013, 60). Küçük kuşatılmış bölgelerden önce daha
geniş söylemsel alanlara, sonra da resmi politik alana çıkmayı başaran ihtiyaçlara, sızan ya da kaçak ihtiyaçlar deniyor (Fraser, 2013, 63).
Üç çeşit ihtiyaçlar söylemi var: Aşağıdan, muhalif ihtiyaçlar söylemi
(bu söylem yeni kolektif öznelerin kendilerini oluşturmasına katkıda