ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ Fraser ve Gordon’a göre bağımlılık kavramının karşılık bulduğu dört farklı bağlam vardır: ekonomik, toplumsal, siyasal ve ahlaki/psikolojik (2013, 86-87). Ekonomik bağlam geçimini sağlamak için bir başka kişi veya kuruma bağımlı olma durumunu anlatır; toplumsal bağlam bağımlı kişinin bir başka kişinin hukuki şahsının himayesine girdiği bir sosyo-legal ilişkiye gönderme yapar (kuvertür gibi); siyasi bağlam dış bir yönetici gücün iktidarina tabi olmak anlamına gelir (bir sömürge gibi); ahlaki/psikolojik bağlamsa bağımlılığı bireysel bir karakter özelliği olarak tanımlar (Fraser & Gordon, 2013, 87-88). Sanayi öncesi dönemdeki bağımlılık kavramında bağlamlar henüz birbirinden ayrışmamıştı ve ahlaki bağlam hiç yoktu. Sanayi öncesi bağımlılık, son derece hiyerarşik bir sosyal düzen içerisindeki genel bir buyruk altında olma durumuna işaret ediyordu; bu düzende bağımlılık kural, bağımsızlık ise istisnaydı ve olağandışı miktarda büyük bir zenginlik ve mal varlığı gerektiriyordu (Fraser & Gordon, 2013, 88). Bağımlılık geçimini sağlamak için bir başkası için çalışmak anlamına gelirken, bağımsızlık çalışmak zorunda olmamak anlamına geliyordu (Fraser & Gordon, 2013, 88). En önemlisi de bu dönemde bağımlılığın kişisel bir özellik değil toplumsal bir ilişki olmasıydı. Sanayi devriminden sonra bağımlılığın anlamları dört bağlama ayrışırken, aynı zamanda iyi ve kötü bağımlılık olarak ikiye ayrıldı (Fraser & Gordon, 2013, 90). Bu dönemde yeni bir bağımsızlık simgesi doğdu: beyaz erkek işçi (Fraser & Gordon, 2013, 90-91). Sanayi öncesi dönemde bağımlılık anlamına gelen ücretli emek bir bağımsızlık işareti olarak zenginlik ve mal varlığının yanına eklendi. Bu yeni tanım geçimi için piyasaya, sermayeye ve patrona bağımlı olan işçinin yaşadığı sömürüyü de görünmez kılıyordu. Aynı dönem, bu bağımsızlık sembolünün ters ayna imgeleri olarak üç tane de bağımlılık sembolü ortaya çıktı: sömürgeleştirilen topraklardaki insanlar, ev kadınları ve yoksullar. Üç kategori de ücretli emeğin dışında kalmalarıyla tanımlandı (Fraser & Gordon, 2013, 90). Özellikle sömürgeleştirilen topraklardaki insanlar ve ev kadınlarının bağımlılığı yaşadıkları baskıları haklı çıkarmak için kullanıldı (Örn. Eskiden insanların sömürgeciliğin bir sonucu olarak bağımlı hale geldiği söylenirken, bu dönemde sömürgeleşmelerinin sebebi bağımlı olmalarında aranıyordu) (Fraser & Gordon, 2013, 91-93). Sömürgelerdeki

Select target paragraph3