personelinin olumsuz tutumları ve işaret dili bilen yeterli personel bulunmaması gibi nedenlerle ayrımcı pratiklere maruz kalabilmektedir. Yapılan araştırmalar sağlık hizmetlerine erişimde işitme engellilerin diğer engelli gruplarına göre daha dezavantajlı bir durumda olduklarını göstermektedir. Fiziksel koşullar özellikle birinci basamak sağlık hizmeti sunumu yapılan sağlık birimlerinde (sağlık ocağı, dispanser, özel muayeneler vb) sorun yaratmaktadır. İkinci basamak (devlet hastaneleri, özel hastaneler vb) ve üçüncü basamak (üniversite hastaneleri, eğitim hasteneleri vb) sağlık kurumlarında ise fiziksel koşullar önemli oranda erişime uygun hale getirilmiş durumdadır. Türkiye’de tedavi masrafları, ortez, protez ve iyileştirici araç gereçler için alınacak hasta katılım payları Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile düzenlenmektedir. SUT’un 6.5.15. maddesinde “3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların sağlık kurulu raporuyla ihtiyaç duydukları her türlü ortez/ protez ve diğer iyileştirici araç/gereçlerden katılım payı alınmaz.” denilmektedir. 3713 sayılı kanun Terörle Mücadele Kanunu’dur. SUT’deki düzenleme ile engelliler arasında, engelli olma nedeni üzerinden ayrımcılık yapılmaktadır. Düzenleme, aynı oranda “özürlü raporu” bulunan örneğin doguştan engelli bir kişi ile 3713 sayılı kanun kapsamındaki görevi sırasında engelli olmuş kişi arasında ayrımcı uygulamaya neden olmaktadır. Bu uygulama aynı zamanda BMEHS’nin 20. maddesindeki kişisel hareketliğin sağlanması düzenlemelerine de aykırıdır. Yine mevzuattaki adıyla özürlülük raporları konusunda tam bir standartın yakalanmamış olması ayrımcılık ve hak ihlallerine yol açmaktadır. “Özürlü raporları”, engelli bireylerin kendilerine tanınmış diğer haklardan faydalanmasını belirlemektedir. Bu nedenle eğitim, istihdam, bakım ve rehabilitasyon başta olmak üzere bir çok hakkı etkilemektedir. Temel sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 7.12.2010 tarihinde yayınlanan “Özürlü Kişilere Yönelik Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Genelgesi” ile İl sağlık Müdürlüklerine, özürlülük raporlarının mevzuata uygun olarak düzenlenmesinden, sağlık kurumlarının fiziksel erişim koşullarına ve işaret dili bilen personel istihdamına kadar bir çok sorun alanına ilişkin talimatlar verilmiştir. Raporlama döneniminde tespit edilebilen vakalar; “20.04.2011 Zihinsel engelli gence "askerlik yapabilir" raporu Muş'un Korkut ilçesinde bağlı Karakale beldesinde yaşayan ve engelli raporu bulunan Ferit Tuğrul'a (23) vatani görevini yapması için celp kağıdı geldi. Tuğrul'un ailesi celp kağıdı üzerine Ferit Tuğrul'a verilen raporlarla birlikte Muş Askerlik Şubesine gitti. Tuğrul, muayene için önce Tatvan Askeri Hastanesine ardından Diyarbakır Askeri Hastanesine sevk edildi. Diyarbakır Askeri Hastanesinde muayene edilen Tuğrul'a, burada ''Askerlik yapabilir'' raporu verildi.”120                                                                                                                 120   http://www.farklihaber8.com/haber/guncel/zihinsel-engelli-gence-akerlik-yapabilir-raporu/4139.aspx 40  

Select target paragraph3