■ “12.03.2019 tarihinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Avukat ve Noter suçları soruşturma bürosunda, bir meslektaşımız, görevli memur tarafından tehdit ve hakarete maruz kalmış, olay Avukat Hakları Merkezi’nce tutanak altına alınmıştır.” ■ “12.03.2019 tarihinde, İstanbul 28.Ağır Ceza ve 33. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimlerinin savunmayı engellediği ve adil yargılama hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle şikâyette bulunan meslektaşlarımız için Avukat Hakları Merkezi, duruşmayı gözlemci sıfatıyla takip etmiş ve tutanak tutmuştur.” ■ “14.03.2019 tarihinde, İstanbul Kurtköy gişelerde, şehirlerarası otobüsün durdurularak polisler tarafından genel kontrol yapılması sırasında, yolcular arasında bulunan avukatın, GBT yapmalarına izin vermeyeceğini söylemesi üzerine polis noktasına götürülerek alıkonulması olayına, Avukat Hakları Merkezi hukuki destek sunmuştur.” ■ “14.03.2019 tarihinde, Van 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde CMK ile görevlendirilen avukatın yerine yetki belgesi ile duruşmaya katılmasına rağmen yetki belgesi kabul edilmeyen meslektaşımız, duruşma salonundan kolluk marifetiyle dışarı atılmıştır. Olay Avukat Hakları Merkezi’nce tutanak altına alınmıştır.” ■ “14.03.2019 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Demirfırka Polis Karakolu’nda, bir meslektaşımız, polis memurlarının sözlü hakaret ve tehdidine maruz kalmış, olay Avukat Hakları Merkezi’nce tutanak altına alınmıştır.” ■ “22 Mart 2019 tarihinde, Diyarbakır’da meslektaşlarımızın Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde müvekkillerine ait dosya inceleme talepleri, gizlilik kararı olmamasına karşın reddedilmiş, Avukat Hakları Merkezi’nin girişimleri sonucunda sorun sadece o an için çözülmüştür. Yine benzer şekilde, bazı mahkeme hâkimlerinin duruşma esnasında dosya inceletmeme şeklinde uygulamaları olmuş, bu hususta tutanaklar tutulmuş ve Baro Yönetim Kurulu 27 Mart 2019 tarihli toplantısında bu konu ile ilgili Adalet Komisyonu ve Başsavcılık ile görüşme kararı almıştır. Yapılan görüşmeler sonrasında belli bir süreliğine durum stabil hale gelmişse de daha sonra, bazı mahkeme hâkimleri tarafından bu şekildeki keyfi uygulamalara devam edilmiş ve duruşma salonunda dosya inceletmeme, Emniyet’te dosya inceletmeme ve müvekkil 32 S AV U N M A S I Z YA R G I ile görüştürmeme şeklinde meydana gelen avukatların mesleki faaliyetlerine yönelik engellemeler, sıklıkla yaşanmaya devam etmektedir.” ■ “22 Mart 2019 tarihinde, ülke genelinde, 106 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, ikametlerinde ve bürolarında arama yapıldıktan sonra gözaltına alınmışlardır. Bu soruşturma kapsamında mesleki faaliyetlerine devam eden birçok meslektaşımız tutuklanmıştır. Açılan soruşturma dosyasında gizlilik kararı verildiğinden, dosyanın mahiyeti henüz tam olarak bilinmemekle beraber, bu durum diğer avukatların mesleki faaliyetlerini icra ederken kaygı duymasına sebebiyet vermektedir.”59 ■ “25 Mart 2019 tarihinde, bir meslektaşımız, Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nde taleplerini imzalatmak istemiş ancak İcra Müdürü, keyfi olarak bu talebi reddetmiş ve yaşanan münakaşa sonrasında meslektaşımıza yönelik hakaretlerde bulunmuştur. Yaşanan bu olay sonrasında Avukat Hakları Merkezi tarafından olaya müdahale edilmiş, yapılan girişimler sonucu İcra Müdürü bahse konu talepleri imzalamış ancak meslektaşımıza yönelik keyfi muameleye karşın durum yine de tutanak altına alınmıştır.” ■ “25 Mart 2019 tarihinde, bir meslektaşımız, Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, duruşma esnasında sözlerinin sürekli kesilmesine ve savunma hakkının etkili bir şekilde kullandırılmamasına tepki göstermiş, bunun üzerine Mahkeme Hâkimi keyfi bir şekilde duruşmayı sonlandırdığını söyleyerek meslektaşımızı duruşma salonundan zorla çıkarmaya çalışmıştır. Mahkeme Hâkimi, 26.03.2019 tarihinde, gerçeği yansıtmayan bir tutanak düzenlemiş ve bu tutanağı kendi emri altında çalışan mübaşir ve kâtibe imzalattıktan sonra, meslektaşımız hakkında işlem tesis edilmesi için bu tutanağı Baro’ya göndermiştir. Ancak olayın oluşuna başka meslektaşların da şahit olması sebebiyle aynı Mahkeme Hâkimi tarafından 27.03.2019 tarihinde, Ek Tutanak tutulmuş ve bu tutanakta Mahkeme Hâkimi, mübaşir veya kâtibin meslektaşımıza yönelik tehdit, hakaret, küfür ve benzeri hiçbir eylemi olmadığı belirtilmiştir.” 59 Bu rapor hazırlanırken yine benzer şekilde, 11 Eylül 2020 tarihinde düzenlenen ev baskınları sonrasında 47 avukat tutuklandı. Avukatları hedef alan bu tür toplu operasyonlar, avukatları müvekkilleri ile özdeşleştirmenin ve onları terör iddialarıyla suçlamanın adil yargılanma hakkının ve yasal savunma hakkının yok edilmesi konusunda alışılmış bir taktik olduğunu göstermektedir. [Türkiye: Terör Soruşturmasında Avukatlar Gözaltına Alındı - Kötüye Kullanma Niteliğindeki Toplu Gözaltılar Hukukun Üstünlüğünü Zedeliyor, Alıkoyulanları Covid-19 Riskine Açık Hale Getiriyor (17.09.2020; İnsan Hakları İzleme Örgütü): https://www.hrw.org/tr/news/2020/09/17/376411] KE YFİ U YGUL AMAL AR 33

Select target paragraph3