No’lu Genel Yorum’ da ise yeterli konut hakkının sözleşmedeki diğer hakların
kullanımı açısından temel bir öneme sahip olduğunu belirtmektedir. Komite, konut
hakkı açısından yeterliliğe dikkat çekmekte, kast edilenin “kişinin sadece maddi
anlamda bir konuta sahip olması değil; aynı zamanda güvenli bir yerde, barış içinde ve
onurlu bir şekilde yasayabilmesi...” olduğu da ayrıca ifade edilmektedir.
Barınma hakkı Anayasa’nın 57. maddesinde “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre
şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri
alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.” şeklinde yer almaktadır.
Türkiye’de sığınmacı ve mülteciler kalacakları konutları kendi imkânlarıyla temin
etmek zorundadırlar. Çoğu, maddi imkânsızlıkları nedeniyle kötü şartlar altındaki
yapılarda yetersiz koşullarda yaşamak zorundadır.
Yapılan görüşmelerden barınma hakkının kullanımına yönelik gözlemler ve aktarımlar:
Suriye’den gelen sığınmacıların yaşadığı semtlerde son zamanlarda gelen sığınmacı
sayısının hızla artması konut talebinin artması dolayısıyla kiraların artmasına neden
olmuştur. En düşük fiziki koşullara sahip evin/odanın kirası 300 TL’den başlayarak evin
ve mahallenin durumuna göre bu kira 1000 TL’ye kadar yükselmektedir. Evlerin genel
fiziki koşulları oldukça düşüktür. Özellikle Eminönü ve Bayramtepe’de görüşme yapılan
evler hem sağlık hem de güvenlik açısından yaşamaya uygun yerler değildir.
Sığınmacıların garaj girişine benzer dükkân, kiralık odalar ve rutubetli evlerde
kaldıkları görülmüştür. Bu evlerin çoğunda ısıtma sistemi olmadığı gibi mutfak, banyo
ve tuvaletleri de çoğu binalarda ortaktır.
Son zamanlarda gelip de ev bulamayan veya maddi imkanları uygun olmayanlar
parklarda kalmaya başlamıştır. Parklarda kalanların sayısın��n artması basının ilgisini
çekmiş, pek çok kişinin bu nedenle durumdan haberdar olmuştur18. Havaların
soğumaya başlaması ve yağışların başlaması ile barınma sorunu kendini daha güçlü
hissettirecektir.
Suriye’den gelen sığınmacıların sayılarının artması ile mahalle sakinlerinin durumdan
hoşnutsuzluğu da artmaktadır. Bu hoşnutsuzluklarını çoğunlukla, sokakta oynayan
çocukları azarlayarak, sığınmacıların evlerine gelen misafirleri istemediklerini belli
ederek ya da farklı tavırlarla dile getirmektedirler.
Görüşme yapan kadınların pek çoğu dil bilmedikleri ve çevreyi tanımadıkları için
güvenlik nedeniyle sokağa çıkamamaktadırlar.
Görüşme yapılan hiç bir ailenin oturum izni bulunmamaktadır.
21