4. Sonuç
Türkiye’de ayrımcılık algısının boyutları, failleri ve türleri üzerine yürüttüğümüz bu araştırmada elde ettiğimiz bulgular ayrımcılığın toplumsal değerler
sistemine gömülü bir biçimde varlığını sürdürdüğüne işaret ediyor. Öyle ki, ayrımcılık bir yandan toplumsal tahakküm ilişkilerinin yeniden üretilmesi sürecinde oynadığı rol ile işlevsel bir öğe olarak karşımıza çıkarken, diğer yandan
toplumsal hiyerarşide dezavantajlı konumdan avantajlı konuma geçmek isteyen
kesimlerin hareket ve eylemlerini meşrulaştırmak üzere başvurdukları bir dayanak olarak da karşımıza çıkıyor.
Bu noktada etnik/kimliksel ve/veya sınıfsal tahakküm ilişkileri içinde tamamen
dezavantajlı durumda olanlar ayrımcılığın sonuçlarından fiziksel ve duygusal
planda bizzat etkilenip, zarar görmektedirler. Verili tahakküm ilişkileri içinde
kısmen ya da tamamen avantajlı konumda olanlarsa ayrımcılığı ya benmerkezci
bir biçimde araçsallaştırıyor ya da özellikle sorumluluk üstlenilmesi gerektiği
durumlarda, ayrımcılığı hafifseyen ya da inkar eden bir tutum takınıyorlar.
Araştırmadan elde ettiğimiz ilk bulgu, toplumdaki ayrımcılık algısının farklı
hallerine dair açığa çıkan çeşitliliği anlamlandırmayı hedefliyor. Buna göre üç
farklı pozisyonu ayırt edebiliyoruz. (1) Duygudaş Ayrımcılık Algısı, (2) Benmerkezci Ayrımcılık Algısı, (3) İstisnai Ayrımcılık Algısı.
Bu pozisyonlardan ilki, parçası olduğu kimlik grubu/grupları, sınıfsal pozisyonu
ya da dünya görüşü nedeniyle bizzat ayrımcılığa uğramış ve bu nedenle de başkalarının uğradığı ayrımcılığı kolaylıkla kavrayabilen kişilerin durduğu pozisyona
işaret ediyor. Türkiye’yi büyük oranda temsil etmesi öngörülerek oluşturulmuş
araştırma örneklemi içinde bu grup yüzde 15- yüzde 16’lık bir kesimi oluşturuyor.
Benmerkezci Ayrımcılık Algısı, Türkiye toplumunda çok yaygın olarak
görülüyor. Seçmeci bir ayrımcılık algısını ifade ediyor. Kendisine zarar
verdiğini düşündüğü konularda ayrımcılık konusunda çok duyarlı olup,
kendisini doğrudan ilgilendirmediğini düşündüğü ayrımcılıklara karşı duyarsız olma tutumunu ifade ediyor. Bir tür “kendine Müslüman”
olma hali... Bu belirli ayrımcılık pratiklerini aktif ya da pasif olarak desteklemeyi beraberinde getirebiliyor.
İstisnai Ayrımcılık Algısı ise her türden ayrımcılığı hafifsemek biçiminde açığa
çıkıyor. Bu pozisyonu benimseyen kişiler arasında, inkar edilemez ölçüde somut
olan ayrımcılık vakalarını ise münferit olarak değerlendirme eğilimi çok yaygın
olarak açığa çıkıyor.
33