BİR İNSAN HAKLARI KORUMA MEKANİZMASI OLARAK ULUSAL EŞİTLİK KURUMLARI: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU VE TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU ÖRNEĞİ
koşullarda yürütme organı tarafından görevden alınan bir üye yerine md. 12(3)’teki
atama süreci yaşanabilecektir.
Mevcut düzenlemeye bakıldığında Cumhurbaşkanlığı, Kurul üyelerinin seçiminde
tek karar mercii durumundadır. 703 sayılı KHK ile TİHEK Kanunu md. 10(2)’de yer
alan “Bakanlar Kurulunca seçilecek (…) yedi üye ise dördüncü fıkrada aranan şartları
taşımak kaydıyla, insan hakları alanında çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları, sendikalar, sosyal ve mesleki kuruluşlar, akademisyenler, avukatlar, görsel ve yazılı basın
mensupları ve alan uzmanlarının göstereceği adaylar veya üyelik başvurusu yapanlar
arasından belirlenir.” ifadesi madde metninde çıkarılmış ve STÖ’ler aday dahi gösteremeyerek üyelerin atanması sürecinin tamamen dışında bırakılmıştır.
Halihazırda TİHEK Kurulu üyesi olan 11 kişi, 16.03.2017 tarihinde bu göreve atanmıştır.43 Atama süreci şeffaf olmadığı için kaç kişinin başvurduğu, kaç kişinin önerildiği,
üyeler belirlenirken hangi ölçütlerin dikkate alındığı, üyeler seçilirken Kurumun görev
alanına giren konularda bilgi ve deneyimi bulunanların çoğulcu bir şekilde temsiline
nasıl özen gösterildiği bilinmemektedir. Belirtilenler ışığında Kurumun yasama organına bağlanması; üyelerin seçiminde iktidar ve muhalefet partilerinin birlikte bulunacağı,
nitelikli çoğunluk gerektiren bir seçim sürecinin kurgulanması uluslararası standartlara
daha uygun olacaktır.
TİHEK Kurulu üyesi olabilmek için öngörülen niteliklerin, eşitlik kurumu üyesi
olmak için görevle uyumlu nesnel nitelikler olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Atanacak üyeler, Kurumun karar organı olacak Kurulda tam zamanlı olarak çalışacağı
ve Kuruma yönelik yapılan başvurularda karar merci olarak görev yapacağı için seçim
büyük önem taşımaktadır. TİHEK Kanunu md. 12 (4)’e göre Kurula üye olabilmek için
devlet memuru olabilme niteliklerini taşımak, dört yıllık lisans mezunu olmak ve siyasi
partilerin yönetim organlarında görevli ve yetkili olmamak biçiminde sadece üç nitelik
öngörülmüştür. Anılan maddede 2018 yılında 703 sayılı KHK ile değişiklik yapılmadan
önce ayrıca “Kurumun g��rev alanındaki konularda bilgi ve deneyim sahibi olmak” ve
“Kamu kurum ve kuruluşlarında, uluslararası kuruluşlarda, sivil toplum kuruluşlarında
veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında ya da özel sektörde toplamda
en az on yıl çalışmış olmak” biçiminde iki ayrı nitelik daha öngörülmüştü. Bu nitelikler
çoğulculuğu ve çeşitliliği güvence altına almak bakımından geçmişte de yetersiz olsa da
maddenin yürürlükteki halinde aranan nitelikler oldukça yetersizdir; çoğulculuğu ve
çeşitliliği güvence altına almamaktadır.
703 sayılı KHK ile ayrıca TİHEK Kanunu md. 12(5)’te yer alan ve çoğulculuğa dair
yegâne düzenleme olan “Üye seçimlerinde, Kurumun görev alanına giren konularda
bilgi ve deneyimi bulunanların çoğulcu bir şekilde temsiline özen gösterilir.” fıkrası da
madde metninde çıkarılmıştır. Buna ek olarak üye kompozisyonu bakımından kadın-erkek eşitliğine dair bir vurguya da yine yer verilmemiştir. Maddenin bu haliyle yürütme
organı, Kurulu takdir yetkisi herhangi bir şekilde sınırlanmaksızın bütünüyle belirleme
yetkisine sahip kılınmıştır. Söz konusu değişikliğin, 2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile de bir ilgisi bulunmadığını ve bu amaçla çıkarılan 703 sayılı KHK ile Kurulun
çoğulcu olma ihtimalinin bütünüyle ortadan kaldırıldığını eklemek gerekmektedir.
TİHEK Kanunu’nun yürürlüğe girmesinin ardından Kanunun bazı maddelerinin
iptali için açılan davada Anayasa Mahkemesi, Kurul üyeliğine seçilebilmek için belirli
nitelikler aranmak suretiyle seçilme şartlarının objektif olarak tespit edildiğini ve yü43 Bkz, 16.03.2017 tarihli ve 30009 sayılı Resmi Gazete.
25