BİR İNSAN HAKLARI KORUMA MEKANİZMASI OLARAK ULUSAL EŞİTLİK KURUMLARI: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU VE TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU ÖRNEĞİ
Kanunda Kurulun konusu suç teşkil eden insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlallerini tespit ettiği takdirde, bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağı öngörülmekle
birlikte bilgi ve belge saklanması halinde bu tür açık bir ifadeye yer verilmemiştir. Öngörülen yaptırımların etkili olduğunu da kabul etmek mümkün gözükmemektedir. Bu konuda ceza hukuku anlamında da yaptırım uygulanmasını mümkün kılacak yasal düzenleme
yapılması gerekmektedir. Bugüne kadar TİHEK tarafından yerine getirilen incelemeler
sırasında kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerden ilgili bilgi ve belgeleri istedikleri, bunları incelemeyi ve bunların örneklerini almayı talep ettikleri ya da
ilgililerden yazılı ve sözlü bilgi almak istedikleri durumda herhangi bir zorlukla karşılaşıp
karşılaşmadığı; karşılaştıysa bu durumla ilgili olarak hukuki yollara başvurulup başvurulmadığı, idari para cezası uygulanıp uygulanmadığı bilinmemektedir.
TİHEK Kanunu md. 9(1)(l) Kuruma “kamuoyunu bilgilendirmek” şeklinde bir görev
yüklemiştir. Söz konusu düzenlemenin TİHEK’e görüş ve tavsiyelerini kamuoyuna duyurabilmek için kamuoyuna doğrudan veya medya organları vasıtasıyla seslenebilme yetkisi
verdiği biçiminde yorumlanması mümkündür. Ayrıca TİHEK Kanunu md. 12(11), Kurulun da gerekli gördüğü durumlarda kararlarını, kişisel verilerin gizliliği ilkesine bağlı kalmak kaydıyla uygun vasıtalarla kamuoyuna duyurabileceğine yer vermiştir. Kurulun tüm
kararları kamuoyuna duyurulmalıdır ve Kurula “gerekli gördüğü durumlarda” ifadesinde
olduğu gibi muğlak bir yetki verilmemelidir. Nitekim Kurum tarafından 31.07.2020 tarihi
itibariyle yayınlanan toplam karar sayısı sadece 43’tür. Kurum karallarının yayınlanması
ile ilgili şeffaf bir politikası buunmamaktadır. Bu durum, TİHEK’in sahip olduğu yetkiyi
yeterince kullanmadığını ve kamuoyunu kararlarıyla ilgili olarak yeterince bilgilendirmediğini göstermektedir. Kurulun görevlerini yerine getirirken aldığı idari para cezası dışındaki kararların bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu durum olağan olmakla birlikte aşağıda
da belirtileceği gibi kurul kararlarının tümünün kamuoyuna duyurulması yükümlülüğünün mevcut olmaması ile beraber kararların etkisi daha da azalmaktadır.
2. TİHEK ve Çalışma Biçimi
Eşitlik kurumlarının düzenli olarak ve gerekli olduğu durumlarda üyelerinin tümünün
katılımı ile toplanması ile ilgili olarak TİHEK Kanunu md. 12(1) ve md. 12(3)’e göre
Kurulun TİHEK Başkanı’nın çağrısı üzerine en az yedi üye ile toplanması ve en az altı
üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alması mümkündür. Yine md. 12(1) gereği Başkan
dışında en az beş üyenin birlikte talebi halinde de Kurul toplanabilmektedir. Paris İlkeleri’ne göre TİHEK’in tam zamanlı olarak faaliyet yürütmesi, düzenli bir şekilde ve ayrıca
ihtiyaç duyulduğu zamanlarda bir araya gelebilmesi gerekmektedir. Kanunda Kurulun
toplantı periyoduna dair asgari bir süre belirtilmemesi bir eksiklik olarak gözükmektedir. Buna ek olarak TİHEK Kanunu md. 13(2)(a) ile toplantı gündeminin, gün ve saatinin
belirlenmesi yetkisi Başkana verilmiştir. Böylece hem toplantı periyodunun düzenlenmemiş hem de toplanma ile ilgili inisiyatif büyük oranda Başkana bırakılmıştır. Kurulun
yılda kaç kez toplandığı ve bu toplantılarda alınan kararlar yayınlanmadığı için Kurulun
bu anlamda performansını değerlendirmek mümkün olmamıştır.
TİHEK Kanunu md. 12(4)’e göre TİHEK Kurulu’nun kendi üyeleri arasından, her
bir çalışma alanı için üçer üyeli komisyonlar oluşturabileceği düzenlenmiştir. Ancak
fiilen bu tür komisyonların oluşturulup oluşturulmadığı bilinmemektedir. Kurumun yerel veya bölgesel birimler kurması açısından ise yukarıda da belirtildiği gibi md. 14(5)’e
göre Cumhurbaşkanı kararı gerekmektedir.
34