BİR İNSAN HAKLARI KORUMA MEKANİZMASI OLARAK ULUSAL EŞİTLİK KURUMLARI: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU VE TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU ÖRNEĞİ
3. TİHEK ve Diğer Kurumlarla İş Birliği
Uluslararası standartlara göre, TİHEK’in ayrımcılığın önlenmesi alanında faaliyet yürüten Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) gibi diğer yargısal ve idari nitelikli kamu kurumları ile istişare içinde olması gerekmektedir. TİHEK’ten önce kurulmuş olan KDK
idarenin ayrımcılık yasağını da içeren insan hakları ihlallerine dair iddiaları resen veya
başvuru üzerine inceleyebilmektedir. TİHEK Kanunu md. 9(1)(f)’ye göre TİHEK’in, insan hakları ihlallerini başvuru üzerine inceleme yetkisi bulunmamaktadır ve Kurum bu
tür ihlalleri ancak resen inceleyebilecektir. Bu tür bir durum, insan hakları ihlallerine
dair iddiaların KDK önüne götürülmesini gerektirmektedir. Ancak KDK yalnızca idareye yönelik bu tür iddiaları değerlendirebilmektedir; bu durumda, gerçek kişiler ile özel
hukuk tüzel kişilerinin insan hakları ihlallerine yönelik yargısal-benzeri bir kurumun
Türkiye’de mevcut olmadığı ortaya çıkmaktadır. Mevcut bu düzenleme ile KDK ile TİHEK arasında bu tür bir görev bölüşümü yapılmış gibi görünmektedir.
Öte yandan TİHEK hem idarenin hem de gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin ayrımcılık yasağının ihlaline dair iddiaları resen veya başvuru üzerine, KDK ise
sadece idarenin ayrımcılık yasağının ihlaline dair iddiaları resen veya başvuru üzerine
inceleyebilecektir; böylelikle idarenin ayrımcı muameleleri bakımından her iki kurumda başvuru alabilecek ve resen harekete geçebilecektir. Bu özelliği ile KDK da adeta
bir eşitlik kurumu niteliğinde gözükmektedir. Avrupa Komisyonu Tavsiye Kararı para.
1.3(1)’de yer alan birden fazla eşitlik kurumunun bulunması durumunda ayrımcılık yasağına ilişkin düzenlemelerin etkili bir şekilde uygulanabilmesinin güvence altına alınması için bu kurumlar arasında düzenli ve etkili bir eşgüdümün sağlanması gerekliliğini
karşılayacak bir yasal düzenleme olmadığı görülmektedir.
TİHEK Kanunu md. 9(1)(n) ve md. 9(1)(o)’ya göre Kurumun, insan haklarının korunması ve ayrımcılıkla mücadele kapsamında faaliyet yürüten kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği yapması ve diğer kurumların ayrımcılığın önlenmesine yönelik
faaliyetlerine destek vermesi mümkündür. Ayrıca md. 11(1)(d)’ye göre Kurulun görev
alanıyla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarına talepleri halinde görüş bildirmesi
ve md. 22(1)’e göre ayrımcılık yasağıyla ilgili konularda sorunları ve çözüm önerilerini
tartışmak ve bu konularda bilgi ve görüş alışverişinde bulunmak amacıyla, kamu kurum
ve kuruluşları ile istişare komisyonu oluşturması mümkündür. Ancak md. 11(1)(d)’de
“talepleri halinde görüş bildirmek” şeklinde bir ifadeye yer verildiği için Kurulun ancak
talep halinde görüş bildirebileceği ortaya çıkmaktadır.
Uygulamaya bakıldığında ise TİHEK’in insan haklarının geliştirilmesi ve korunmasından sorumlu olan yargısal veya idari nitelikli diğer kamu makamları ile düzenli ve
kapsamlı herhangi bir iş birliğinin söz konusu olmadığı görülmektedir. Bu konuda özellikle son yıllarda bazı belediyeler bünyesinde oluşturulan eşitlik birimleri de TİHEK’in
iş birliğine gidebileceği kurumlar arasında yer almaktadır. Bununla birlikte bu yönde bir
iş birliği hayata geçirilmemiştir. Yine ayrımcılık yasağı konusunda uzman kurum olarak
kurulan TİHEK’e, yargı organlarında görülen bir davaya görüş sunulması yönünde davanın tarafları tarafından herhangi bir talepte bulunulup bulunulmadığı, bulunulduysa
talebin nasıl sonuçlandığı bilinmemektedir.
TİHEK Kanunu md. 14(4)’e göre Kurumun görev alanına giren konularla ilgili olarak çalışmalarda bulunmak üzere kamu kurum ve kuruluşları ile altı ay süreli geçici komisyonlar oluşturabileceği düzenlenmiştir. Ancak kamu kurum ve kuruluşlarının katılımı ile geçici komisyonlar oluşturdu mu, oluşturduysa hangi kamu kurum ve kuruluşları
35