12
Sivil Toplum Örgütleri İçin Engelli Hakları İzleme Rehberi
Engelliliğin kişinin problemi olarak görülmesi, engelli bireylerin karşılaştıkları ayrımcılık
karşısında toplumun verdiği tepkiyi şekillendirir. Engelliliği ‘kişisel bir problem’ olarak
görmenin sonucunda:
•
Topluma dahil olmanın bir yolunu bulmak engelli kişinin ve ailesinin sorumluluğuna bırakılır.
• Tıbbi araştırmacılar ve diğer uzmanlar gibi tıp bilgisine sahip olanlar engellilik konusunda otoritedir ve kapsadıkları alan tıbbi konuların ötesine geçer.
•
Engelli kişilerin kendi yaşam deneyimlerinin getirdiği uzmanlık ve bilgi göz ardı
edilir
Engelliliğin bireysel bir problem olduğu fikrinden çıkan yaklaşımlar iki modele ayrılabilir: biyomedikal model ve fonksiyonel model.
(i) Biyomedikal Model:
Engellilik : tıbbi (medikal), biyolojik, patolojik bir olgudur
Engelli kişi : bir bozukluğu olan ve tıbbi bakım veya tedaviye ihtiyaç duyan kişi
Uzmanlar : doktorlar, tıp araştırmacıları Çözüm = Bakım ve tedavilerle engelliliğin
ortadan kaldırılması
(ii) Fonksiyonel Model:
Engellilik : kişisel bir konu, ‘normal’ olmayan bir durum, patolojik bir durum
Engelli kişi : bir bozukluğu olduğu için toplumda ‘işlev’ görmeyen kişi, bireyde bir
bozukluk vardır
Uzmanlar : fizyoterapistler, mesleki eğitmenler, sosyal çalışmacılar, rehabilitasyon
uzmanları, hizmet sağlayıcılar
Çözüm
: Rehabilitasyon, fizyoterapi, mesleki terapi, yaşam becerileri eğitimi,
danışmanlık, özel eğitim, özel konut yoluyla durumu iyileştirmek ve kişiyi
rahatlatmak
(b) Engelliliği Yeniden Düşünmek:
Engelliliği Birey ile Toplum Arasındaki Etkileşim Olarak Görmek
Yakın zamanda engelliliğe dair yeni bir bakış gelişmiştir. Engelli kişideki bozukluğu, yanlışlığı aramak yerine, bu yaklaşım toplumdaki yanlışlığı tespit etmeye odaklanır.
Bu şekilde düşünmek insanların bozukluklarının olabileceğini reddetme anlamına gelmez. Ama aynı zamanda engelli kişilerin insan haklarına sahip olduklarını ve toplum
yaşamına dahil olma ve katılma haklarının olduğunu kabul eder. Bu yaklaşım, insanları
tedavi edip ‘düzeltmektense’, siyasi, sosyal ekonomik ve fiziksel çevrenin ve sistemlerin
engelli kişileri ne şekillerde dışladığını anlamaya çalışır. Engellilik belli bir kişinin sorunu
değil, toplumların ve toplulukların kuruluş ve işleyişlerinin bir sonucudur. Bu şekilde
düşünüldüğünde, engelli kişilerin toplumun her boyutuna dahil edilmeleri kamusal bir
sorumluluktur ve toplumun bütün üyelerini ilgilendirir.
Engelliliği sosyal bir sorun olarak ele alan yaklaşımlar iki modele ayrılabilir: çevresel
model ve insan hakları modeli.