Sivil Toplum Örgütleri İçin Irk veya Etnik Kökene Dayalı Ayrımcılığın İzlenmesi Rehberi Doğrudan ayrımcılık bir hukuki düzenlemenin kapsamına bir grubun alınmaması ya da o grubun açıkça hukuki düzenlemenin kapsamının dışında tutulması veya mevcut herhangi bir doğrudan ayrımcılık içermeyen bir hukuki düzenleme uygulanırken bir kişiye, mensubu olduğu veya olduğu düşünüldüğü grup dolayısıyla farklı muamele yapılması biçiminde ortaya çıkabilir. şekilde yararlanmasını ve bunları kullanmasını engelleme ya da zorlaştırma niyet veya etkisine sahip her türlü fark, dışlama, sınırlama ya da tercih olarak tanımlamak mümkündür. Burada aynı veya benzer konumdaki kişilerden biri veya bir kısmı bakımından daha olumsuz sonuçlar yaratan veya böyle bir sonucun ortaya çıkması ihtimalini doğuran farklı muameleler söz konusudur. Doğrudan ayrımcılığa tipik bir örnek olarak, bir kişinin etnik kimliği nedeniyle işe alınmaması, bir eğitim kurumuna kabul edilmemesi, sağlık hizmetinden yararlanmasının engellenmesi, ulaşım hizmetinden veya adli yardımdan yararlandırılmaması, fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalması belirtilebilir. Örneğin bir hastanede tedavi gören Roman hastaların ayrı bir odada tedavi görmeye zorlanması uygulamasında (segregasyon uygulaması), Roman hastalar farklı bir muameleye maruz kalmışlardır. Bu kişiler aynı sağlık kurumunda tedavi gören diğer hastalarla aynı konumdadır ve aynı hastalık nedeniyle tedavi gördüğü durumda karşılaştırılabilir durumdadır. Roman hastaların, yalnızca Roman oldukları için ayrı bir odada yalıtılarak tedavi görmeye zorlanmalarının meşru bir amaç taşıması mümkün değildir. Bu durumda bu örnek olayda doğrudan ayrımcılığın mevcut olduğu rahatlıkla ileri sürülebilir. Dolaylı Ayrımcılık Ayrımcılığın önemli ve yaygın diğer bir biçimi dolaylı ayrımcılıktır. Dolaylı ayrımcılık kavramı, doğrudan ayrımcılığın yasaklanmasının istenilen amacın gerçekleşmesi için yeterli olmadığının ortaya çıkmasının bir sonucudur. Dolaylı ayrımcılığı; herkes için aynı şekilde geçerli ve görünüşte tarafsız olan, ancak bazı kişi ve gruplar üzerinde diğerlerinden farklı olarak veya diğer gruplardan daha fazla olumsuz etkiler yaratan yasal düzenleme, uygulama ve tedbirler olarak tanımlamak mümkündür. Dolaylı ayrımcılığa örnek olarak, boyu 175 cm’nin altında olan kişilerin polislik mesleğine alınmaması belirtilebilir. Burada görünüşte bir ayrımcılık yoktur, kural Doğrudan ayrımcılıkla doherkes için geçerlidir ve hiçbir grup adı belirtilerek bu meslelaylı ayrımcılık arasındaki ğe alınmada kapsam dışında bırakılmamıştır. Ancak kadınlar en temel fark, ilki farklı ve bazı etnik gruplar değerlendirildiğinde söz konusu kural muameleyi yasaklarken, dolaylı olarak bir ayrımcılık yaratabilecektir. Aynı şekilde oy ikincisinin ayrımcı etkileri verme hakkı için okuma yazma bilme, vergi ödeme gibi ölolan aynı muameleyi yasaklamasıdır. Burada farklı çütler öngörülmesi veya bir meslekle ilgili eğitimlerin günün muamele kadar aynı muageç saatlerinde ya da hafta sonları düzenlenmesi gibi uygulamelenin de eşit olmayan malar da dolaylı ayrımcılık örnekleridir. sonuçlar yaratabileceği dikkate alınmakta ve muamelenin sonuçları üzerinden bir değerlendirme yapılmaktadır. Örneğin, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden muaf tutulma imkânı tanınmış olabilir. Böyle bir durumda herkes için muafiyet imkânı tanındığı için görünüşte tarafsız bir uygulama söz konusudur. Ancak bu dersten muafiyet imkânı tanınmasına rağmen üniversite giriş sınavlarında 26 Untitled-1.indd 26 27.01.2016 21:43

Select target paragraph3