Sivil Toplum Örgütleri İçin Irk veya Etnik Kökene Dayalı Ayrımcılığın İzlenmesi Rehberi
len genel, objektif, herkes için bağlayıcı ve sürekli hukuk kuralları.
Kanun hükmünde kararname (KHK): Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kabul
ettiği bir yetki kanununa dayalı olarak, yetki kanununda izin verilen süre ve
sınırlar içerisinde Bakanlar Kurulu tarafından belirli konuları düzenlemek amacıyla çıkarılan ve yürürlükteki kanunları değiştirebilen, yürürlükten kaldırabilen ya da yeni bir hukuk kuralı ortaya koyan kanunla eşdeğer hukuk kuralları.
Kanunilik ilkesi: Hiç kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunların
suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaması ve hiç kimsenin bir suçu
işlediği zaman kanunlarda o suç için belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir
cezaya çarptırılamaması. Cezalar ancak kanunla konulabilir. Bir fiil işlenmeden,
davranış gerçekleşmeden önce ceza kanunlarında suç olarak öngörülmeli ve bu
suçun cezası da önceden tespit edilmiş olmalıdır. Daha sonra kabul edilen bir
suç veya sonradan cezayı ağırlaştıran bir düzenleme önceki fiile uygulanamaz.
Kanunda öngörülen durumlara ilişkin düzenlemeleri kanunda öngörülmeyen
benzer durumları kapsamına alacak şekilde genişletmek bu ilkeye aykırıdır.
Kovuşturma: Savcılar tarafından bir kişinin suç işlediği ve cezaya çarptırılması gerektiği iddiasıyla düzenlenen iddianamenin mahkeme tarafından kabul
edilerek ceza davasının açılmasının ardından, ceza mahkemesinin bu kişinin
suçu işleyip işlemediğine dair karar vermesine kadar geçen yargılama süreci.
LGBTT: Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel kelimelerinin kısaltmasıdır. İngilizcede bu kısaltma LGBT (T=transgender) veya LGBTI (I=intersex) şeklinde kullanılmaktadır.
Maddi tazminat davası: Hukuka aykırı şekilde kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu düşünen bir kişinin, bu saldırıdan dolayı uğramış olduğu maddi
zararların giderilmesi için açtığı dava.
Mağdur: Bir haksız fiil ve suç sonucunda zarar gören kimse.
Mağdurlaştırma: Bir kişinin ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle yaptığı şikâyet
sonucunda kötü davranışla karşılaşması veya farklı muamele görmesi ya da bir
kişinin ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle bir şikâyette bulunan kişiyi desteklemesi sonucunda benzer muamelelerle karşılaşması.
Makul uyumlaştırma: Engelli kişiler açısından, işveren veya herhangi bir kişi
ya da kuruluşun, bir hükmün, ölçütün veya uygulamanın beraberinde getirdiği dezavantajları ortadan kaldırmak için uygun tedbirleri alması.
Manevi tazminat davası: Hukuka aykırı şekilde kişilik haklarına saldırıda
bulunulduğunu düşünen kişinin, bu yüzden duymuş olduğu üzüntü veya
utancın giderilmesi için açtığı dava.
Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (MSHS): Birleşmiş
Milletler tarafından kabul edilen ve 1976 yılında yürürlüğe giren uluslararası
sözleşme. Yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve
güvenliği, düşünce, vicdan ve din özgürlüğü, ifade özgürlüğü, etnik azınlıklar
52
Untitled-1.indd 52
27.01.2016 21:43