EĞİTİMDE ÇOĞULCULUĞA VE ÇOCUĞUN DİN VEYA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN BAŞLICA ULUSLARARASI NORM VE STANDARTLAR
Çocuğun gelişen kapasitelerine saygı duyulmasının, dini topluluğa katılım, gönüllü olarak dini sembollerin kullanılması, okul yaşamı gibi farklı alanlarda da sağlanması gereklidir.26 Bu çerçevede benimsenmesi gereken yaklaşımı Din veya İnanç Özgürlüğü Özel
Raportörü aşağıdaki gibi tarif ediyor:
54. (…) Örneğin, din veya inanç konularında kendi anlayışını geliştirmiş çocuklar, okul içinde
ya da dışında kendi iradeleri dışında dini öğretim almamalıdırlar. Çocukların, dini ya da felsefi
inançlara dair bilgiye geniş biçimde ve ailelerinin inancıyla sınırlı olmadan erişimi olmalıdır. Belirli bir yaş veya olgunluk düzeyinden itibaren, çocuklar kendi kararlarını alırken saygı görmeyi
hak ederler. Bu kararlar, ibadet pratiklerine, törelere ya da dini topluluk etkinliklerine katılıma
yönelik olumlu ya da olumsuz olabilir. Gelişen kapasitelerine bağlı olarak, bir çocuk kendi seçtiği bir dine ya da inanca sahip olma veya bir dini ya da inancı benimseme hakkını kullanabilir.27
Okullarda dini eğitimin, çocuğun ya da ebeveyninin iradesi dışında asla verilemeyeceğini vurgulayan Özel Raportör, dini eğitim unsurları barındıran etkinlikler (ör. toplu halde
dua okunması) söz konusu olduğunda da hiçbir çocuğun kendi ve/veya ebeveyninin
iradesi dışında katılmaya zorlanmaması için özel koruma önlemlerine ihtiyaç olduğunu
ifade ediyor.28 Çocukların, ailelerinden ve mensubu oldukları topluluklardan bağımsız
olarak da hak sahipleri olduğunun altını çizen Özel Raportör, ailelerin ve çocukların
çıkarlarının farklılaşabileceğini, gerekli durumlarda çocukların haklarının aileleri karşısında da korunması gerektiğini anımsatıyor.29
Devlet okullarında dini eğitime ilişkin, MSHUS çerçevesinde İnsan Hakları Komitesi tarafından ortaya konan ölçütlerden biri olan, ebeveynlerin ve yasal vasilerin isteklerine
uygun alternatifler bulunması, ÇHS dikkate alındığında yeterli görülmüyor; çocukların
isteklerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.30
Muafiyet ya da dersler arasında seçim yapmak gibi konularda
bu seçimlerin çocuğun reşit olana dek sadece ebeveyne/yasal
vasilere bırakılmaması; çocuğun gelişen kapasiteleriyle uyumlu
biçimde bu kararlara katılımının sağlanması gerekiyor.31
ÇHK’nın 12 No’lu Genel Yorum’daki yaklaşımını benimseyen BM Din veya İnanç Özgürlüğü
Özel Raportörü, çocuğun din veya inanç özgürlüğü kapsamındaki bazı haklarını kendi başına
kullanması için yaş aralıkları/sınırları getirilmesindense her çocuğun bireysel durumunu ve
olgunluğunu dikkate alan, vaka temelli bir değerlendirmeden yana olduğunu belirtiyor.32
Ebeveynin, yasal vasilerin ya da çocuktan yasal olarak sorumlu yetişkinlerin çocuğu yönlendirmesinin sözleşmeyle tutarlı olması gerekiyor. Bu açıdan, sözleşmenin
özünü yansıtan ve sözleşmedeki tüm hakların yorumlanmasında ve uygulanmasında
26
27
28
29
30
31
32
Bielefeldt, 2015.
A.g.e., s.14-15. Yazar tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
A.g.e.
A.g.e.
Brems, 2006.
A.g.e.
Bielefeldt, 2015.
17