Ç e ş i tl i Va k ı f v e D e rn e k l e r i l e İ ş b i rl i ğ i Prot okoller i Aracılığıy la Y ür üt ülen M üf redat D ışı Et kinlikler
E Ğ İ T İ M D E Ç O Ğ U LC U LU K V E Ç O C U Ğ U N D İ N V E YA İ N A N Ç ÖZ G Ü R LÜ Ğ Ü AÇ I S I N DA N B İ R İ N C E L E M E
Bir öğretmen okulda gerçekleştirilen ���okuma grubu” çalışmasının belli bir bölümünün dini
içerikli sohbetlere ayrıldığını; diğer bir öğretmen “sınava çalışma teknikleri” konulu bir konferansın ahiret gibi dini kavramlara referanslar içerdiğini paylaşmıştır.
Öncelikle etkinliklerin içerik bakımından çoğulculuk ve çocuk
haklarının gerekleri ile uyumlu kılınması temel bir ön koşuldur.
Bunun yanı sıra eğitimin tüm paydaşları protokollere ve protokollerle ilişkili süreçlerle
ilgili eksiksiz bilgilendirilmeli ve süreç içerisinde gerek duyduklarında ulaşabilecekleri
bilgilendirme kanalları oluşturulmalıdır. Okullarda çocuk katılımının gerçek anlamıyla
hayata geçirilebilmesi için bu gibi süreçler saydam ve bilgilendirici olmalıdır. Etkinliklere katılacak tüm çocukların etkinliklerin kapsamı, amacı ve olası etkileri hakkında
gelişim seviyelerine uygun şekilde sunulan eksiksiz bilgiye erişme hakları vardır.153 Ayrıca planlanan etkinliklere ilişkin tüm çocuklar için erişilebilir geribildirim ve şikayet
mekanizmaları oluşturulması gereklidir.
Protokol metinlerinin yanı sıra protokollere dair başvuru, uygulama, denetim ve değerlendirme süreçleriyle ilgili bilgilendirici kaynakların oluşturulması ve kamuoyuyla
paylaşılması kritiktir. İncelenen protokollere dayanak oluşturan MEB HBÖGM İş Birliği
Çalışmaları Yönergesi’ne ek olarak sunulan İş Birliği Başvuru Formu’nda istenilen bilgilerin değerlendirme için yetersiz olduğu ve İş Birliği Ön Değerlendirme Formu’nda
kapsamlı bir değerlendirmeye kaynak olabilecek herhangi bir ölçüt bulunmadığı görülüyor. Odak grup görüşmesine katılan öğretmenlerinden bazılarının, il/ilçe milli eğitim
müdürlüklerindeki yöneticilerin ve/ya okul yöneticilerinin söz konusu vakıf ve derneklerle kişisel ilişkilerinin, protokollerin imzalanmasında etkili olduğuna inandıklarını
paylaşması, hem protokollerin nasıl algılandığına hem de süreçlerin yeterince şeffaf
yürütülmediğine dair dikkate alınması gereken noktalardır.
Protokollere dair başvuru, uygulama, denetim ve
değerlendirme süreçlerinde temel alınan ölçütlerin açık
ve anlaşılır şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerekir.
Ölçütlerin çocuk haklarının gereklerini içermesi güvence
altına alınmalıdır.
Bu süreçlerde dayanak olarak ulusal mevzuatın yanı sıra mevzuatın ve eğitim sisteminde halihazırda kullanılan ölçütlerin ve araçların yetersiz kaldığı -çocuk katılımı ilkeleri
gibi- alanlarda BM Çocuk Hakları Komitesi vb. yapılarca geliştirilen ölçütlerin kullanılmasında yarar olacaktır.154
MEB’e bağlı “her tür ve derecedeki eğitim kurumlarında kamu kurum ve kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve diğer kuruluşlar
153 ERG ve ÇOÇA, 2015.
154 Türkiye’den farklı kurumların uluslararası çocuk hakları norm ve standartlarını dikkate alarak hazırladığı örnekler için bkz. ÇOÇA,
2020; ICC, 2017; Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı, 2019a; Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı, 2019b.
56