Ç e ş i tl i Va k ı f v e D e rn e k l e r i l e İ ş b i rl i ğ i Prot okoller i Aracılığıy la Y ür üt ülen M üf redat D ışı Et kinlikler E Ğ İ T İ M D E Ç O Ğ U LC U LU K V E Ç O C U Ğ U N D İ N V E YA İ N A N Ç ÖZ G Ü R LÜ Ğ Ü AÇ I S I N DA N B İ R İ N C E L E M E ve ilave yapılabileceği belirtiliyor. Fakat bu ilave ve değişikliklerin hangi kapsamda ve hangi dayanaklarla yapılabileceğine dair de bir muğlaklıktan bahsedilebilir. Özetle, belirsizlik ve yoruma açıklık hem protokol metinleri hem de bu kapsamdaki uygulamalar bakımından geçerlidir. Öğretim programlarının hazırlanması ve uygulanması da dahil olmak üzere birçok alanda merkeziyetçi bir yaklaşımın sergilendiği Türkiye eğitim sisteminde, genel olarak değerler eğitimi uygulamaları ve özel olarak bu raporda incelenen faaliyetler için net bir çerçeve ve somut ölçütler bulunmaması dikkat çekicidir. Kimi mevzuat belgelerinde ve incelenen bazı protokollerde katılımın gönüllülük esasıyla gerçekleştirileceği ifade edilse de bazı protokollerde böyle bir ibare bulunmuyor. Odak grup toplantılarına katılan öğretmenler, etkinliklere katılımda gönüllülük esasının uygulamada geçerli olmadığını ifade ediyorlar. Öğrencilerin yeterince bilgilendirilmemesi ve muafiyet mekanizmaları bulunmaması, gönüllülük esasının hayata geçirilebilmesi için gerekli zeminin oluşturulmadığını gösteriyor. Odak grup toplantısından edinilen bilgilere göre, dışlanma, düşük not alma gibi kaygılarla katılım gösteren öğrenciler olabiliyor. Hangi inanca sahip olursa olsun çocukların, kendilerinin ve ebeveynlerinin bilgisi ve tercihi dışında düzenlenen etkinliklere katılması, gönüllülük esasının gerçek anlamıyla hayata geçirilemediğine işaret ediyor. Dahası, bu tür etkinlikler tamamen gönüllülük esasıyla düzenlense ve uygun bir muafiyet mekanizması tesis edilse bile, etkinliklerin içeriği dolayısıyla çocuklar akran ve yetişkin baskısına açık hale geliyorlar. Ayrıca, eğitim içeriklerinin pedagojik ölçütlere uygun olmadığı ve çoğulculukla örtüşmeyen söylemler barındırdığı durumlarda katılımın gönüllülük esaslı olması yeterli olmayacaktır. Sosyal Etkinlik İzinleri Yönergesi’nde gerçekleştirilecek tüm sosyal etkinliklerin gönüllülük esasıyla yürütüleceğinin belirtilmesi olumlu bir gelişmedir. Ancak, yönergede gönüllülük esasının sağlanması için alınacak önlemlere yer verilmiyor. Çocukların gönüllü katılımı ile ilgili düzenlemelerin, çocuk katılımı ilkelerinde tariflendiği şekilde, ilgili her yasal düzenleme ve protokolde yer almasının sağlanması ve uygulamaya nasıl yansıdığının takip edilmesi yararlı olacaktır. İncelenen protokoller kapsamındaki etkinliklerin içermeci bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi için önlem alınıp alınmadığına, eğer alındıysa bu önlemlerin ne olduğuna dair bilgiye ulaşılamıyor. Protokoller kapsamındaki etkinliklerin kimler tarafından yürütülebileceğine, bu kişilerin ne tür yetkinliklere sahip olmaları gerektiğine dair belirsizlik söz konusudur. Özellikle değerler eğitimi gibi soyut kavramları kapsayan içeriklerin işleneceği etkinliklerde görev alacak kişilerin, çocuğun haklarını ve çocuğun pedagojik gereksinimlerini önceleyebilecek ve etkinlikleri bu yaklaşımla uygulayabilecek gerekli yeterliliklere sahip olduğundan emin olunmalıdır. 58

Select target paragraph3