Türkiye sendika ve konfederasyonları, Avrupa ve dünya çapında örgütlü
uluslararası işkolu federasyonlarının, bölgesel sendikal birliklerin ve Avrupa
Sendikalar Konfederasyonu’nun (ETUC) üyesidir. Bu platformlar aracılığıyla
Türkiye’deki emek haklarının durumu ve yaşanan gelişmeler, Avrupa düzeyinde
tartışma konusu olmaktadır.
hürriyetlerine sahiptir”; 49. maddede ise “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek
için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye
elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır” hükümleri yer alır.
Uluslararası yatırımcıların, Türkiye’deki yeni veya mevcut şirketleri ile iştirak
ettikleri yerli sermayeli şirketlerdeki ortaklık paylarıyla ilişkili sermaye
girişi, Ocak 2002-2020 arası dönemde 161,8 milyar ABD doları düzeyinde
gerçekleşmiştir.4 Bu tutarın % 66,7’si (108 milyar ABD doları) AB ülkeleri
kaynaklıdır.
Anayasa’nın 51. maddesi, “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma
ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek
için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara
serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç
kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz”
ifadeleriyle sendika hakkını ve 53. maddesi; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak
ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu
iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler” ifadesiyle toplu iş sözleşmesi hakkını
düzenler. 54. madde ise “Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık
çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler.
Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta
Kaynak: Bianet başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları
(2012 - Sendikal Haklarımız
Türkiye’de, 2020 yılı Ocak ayı sonu itibariyle 74.227 adet uluslararası sermayeli
şirket faaliyet göstermektedir. Bu şirketler, başta toptan ve perakende
ticaret olmak üzere, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri ile imalat sanayi
sektörlerinde faaliyette bulunmaktadır. İmalat sanayisindeki uluslararası
sermayeli şirketler arasında, kimyasal madde ve ürünleri imalatı birinci
sırada yer alırken bunu tekstil ürünleri, gıda ürünleri, içecek ve tütün imalatı
izlemektedir. AB ülkeleri ortaklı uluslararası sermayeli şirketler içinde ise
Almanya, 7.853 adet şirket ile birinci sırayı alır. Bunu İngiltere (3.303 adet) ve
Hollanda (3.214 adet) izlemektedir.5 Avrupa sermaye paylı şirketlerin sayısı
toplamda 30 binin üzerindedir.
Engellenemez DİSK Eylemi)
Görüldüğü gibi Avrupa kökenli sermayenin, Türkiye’deki yabancı yatırımlar içinde
büyük bir ağırlığı bulunmaktadır. Bu durum, Avrupalı işverenlerin emeğin hakları
karşısındaki tutumlarını daha da önemli kılmaktadır.
Bu noktada önce Türkiye’de, emeğin hakları açısından nasıl bir hukuksal temel
olduğuna bakmak aydınlatıcı olur.
Türkiye’de İşçilerin Kolektif Haklarının Uluslararası ve Anayasal Temelleri
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 48. ve 49. maddeleri, çalışma hakkı ve
özgürlüğünü düzenler. 48. maddede “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme
4 https://tuys.sanayi.gov.tr/Handlers/DokumanGetHandler.ashx?dokumanId=cb044ab0-9390-45e3-9e85-400ea2dec807
5 https://tuys.sanayi.gov.tr/Handlers/DokumanGetHandler.ashx?dokumanId=3ee18f70-1806-4b07-baab-7dfddcc58b70
14
OH A L REJİMİNDE İŞÇİLERİN KOLLEK TİF H A K L A RI
AV R U PA K Ö K E N L I / İ L I Ş K I L I İ Ş L E T M E L E R D E S E N D I K A L Ö R G Ü T L E N M E H A K L A R I
O H A L’ I N H U K U K I Ç E R Ç E V E S I V E S I N I R L A R I
15