bunu benim iyiliğim için söylemez.
29 Mayıs’ta, bunu unutmam çünkü doğum günüm, Ramazan ayının bitimine 3
gün kala bizi işten çıkardılar. Hiçbir insani düşünceye, akla sığmayan bir kâğıt
imzalamamı istediler: “Ailevi ve özel nedenlerden ötürü, paraya ihtiyacım
olduğu için, iş yeri sahibinin değişmesi nedeniyle, kendi rızamla kıdem
tazminatımı alarak işten ayrılmak istiyorum” yazıyor. Bize “Bu kâğıdı alıp
notere imzalatın” diyor, “Ondan sonra noter kâğıdınızı getirin ben sizin paranızı
yatıracağım.” Tazminatı kabul edip gideceğimizi sandılar ama kabul etmedim.
İşverenin sendika hakkımızı tanıması ve işten çıkarttığı öncü 6 kişiyi işe geri
alması için işyeri önünde direnmeye başladık. Günlerdir burada sendikamızın
ve desteğe gelenlerin dayanışmasıyla direnişi sürdürüyoruz. Devam etmeye de
kararlıyız.
Aykut Güner:
Saica Pack daha önce de Eskişehir’de OMK adlı bir yerli şirketi alıp Türkiye’de
üretime başlamıştı. Oranın da buraya benzer şekilde Saica aldıktan sonra
örgütlenmesi oluyor, orada da aynı şekilde işçiler atıldı. Hatta bugün orada
sendika baş temsilcisi olan arkadaş, Eskişehir Saica’daki örgütlenme sürecinde
işten atılıp işe iade davasını kazanıp işe dönen arkadaşlardan biri. Selüloz-İş
olarak 6 yıldır örgütlüyüz orada, toplu sözleşmesi devam eden bir iş yeri orası
da. Burayı Saica Pack Nisan 2019’da aldı. Orası Saica Pack Ambalaj unvanlı
bir şirket. Burasının tüzel kişiliği de Saica Pack Sakarya Ambalaj olarak geçiyor.
Tüzel kişilikleri farklı olduğu için işletme statüsünde değerlendirilmiyor.110*
Burada çok kısa sürede örgütlendik ve 24 Nisan’da Bakanlığa çoğunluk tespiti
için başvuruda bulunduk. Mayıs ayının ortalarında, 15-20 Mayıs civarında yetki
tespiti geldi. 6 işgünü süreyi bekledik, işveren bu 6 günlük iş süresi içinde itiraz
hakkını tahmin edileceği üzere kullandı. İtirazdan yaklaşık 2 hafta sonra, işten
çıkarmalar başlandı. Bize bu örgütlenme sürecinden ve başvurudan sonra da
zaten işçi çıkarılacağına dair bilgiler geliyordu. Norm Ambalaj dönemindeki
fabrika müdürü zaten ciddi baskılar yaptı. Başka bir sendikaya yöneltme,
arkadaşlara ekstra zam teklifinde bulunma, işleriyle tehdit etme vs. Onun bu
kadar zorlamasının sebeplerinden biri, arkadaşın anlattığı gibi “Ben burada
olduğum sürece sendika buraya giremez” gibi bir sözü var. Bunu yutmamak
için tabiri caizse, elinden gelen bütün antidemokratik uygulamaları kullandı.
Sonuçta önce kendisi işten çıkartıldı.
İşverenle iletişime geçtik. Hatta üyesi olduğumuz küresel sendika üzerinden
İspanya›daki Saica işyerinde örgütlü İspanyol sendikasıyla da iletişime
geçtik, oraya mailler attık, yazışmalar yaptık IndustriAll aracılığıyla. İşverenin
söylediği şey şuydu, “Eskişehir’deki fabrikada ve diğer Avrupa’daki bütün
fabrikalardan anlaşılacağı üzere biz kesinlikle sendikaya kaşı değiliz.” Buradaki
temel sıkıntıların devraldıkları işverenle yaptıkları anlaşmadan kaynaklandığını,
temel iş alanlarını - örneğin pizza kutusu yapıyorlar İngiltere’ye ihracat
yapıyorlar- kaybettiklerini belirttiler. Genel müdür süreci uzatmak için yetki
itirazında bulunduğunu, yani ekonomik olarak kendini toparlamak istediği için
bu süreci uzattıklarını söyledi.
Sendikal yetki süreci de, işçilerin işe iade mahkeme süreci de devam ediyor. Bir
yandan da o yurtdışındaki sendika üzerinden, uluslararası sendika üzerinden
o baskı aracını da kullanmaya çalışıyoruz. Örneğin yaklaşık 2 hafta önce
İspanya’daki sendikanın yöneticileriyle ve Saica’nın İspanya’daki işvereni
görüştü sendika. Orada bizim dilimizle bu işin nasıl olduğunu anlatmaya
çalıştı. Türkiye’deki yöneticilerin bize aktardığı kadarıyla tamamıyla ekonomik
gerekçelerle işten çıkarmalar ama biz bunun böyle olmadığını, ekonomik
sıkıntılar yaşasa bile çıkarılan arkadaşların hangi kritere göre çıkarıldığını,
bu 6 arkadaşın neye göre seçildiğini, bu arkadaşın 4-5’inin burada sendikada
örgütlemede yer alıp ondan sonra çıkarılmasının bir tesadüf mü olduğunu
sorguluyoruz. Şu anda işverenle her düzeyde temaslar devam ediyor.
Bizim bulunduğumuz Sakarya 3. Organize Sanayi Bölgesi hiç sendikalının
olmadığı, sendikal örgütlemenin olmadığı bir bölge. Tam karşımızda bulunan
işyeri Seher Tekstil, tekstil iş kolunda olan bir işyeri, zamanında bir sendikal
örgütlenme deneyimi geçirmişler ama 140 civarında işçi bir anda işten
çıkartılmış ve o süreç öyle bitmiş. Burası o anlamda aslında hayli kısır. Bugün
buradaki bu sendikalaşma deneyimi ve bu direniş, aslında diğer iş yerlerine
örnek olma anlamında da önemli.
110 * Mevcut mevzuata göre, aynı unvan altındaki farklı işyerleri işletme statüsünde sayılıyor ve sendika yetkisi tamamı için
veriliyor.
98
OH A L REJİMİNDE İŞÇİLERİN KOLLEK TİF H A K L A RI
AV R U PA K Ö K E N L I / İ L I Ş K I L I İ Ş L E T M E L E R D E S E N D I K A L Ö R G Ü T L E N M E H A K L A R I
R APOR GÖRÜŞME ÖZETLERI
99