Kaynak: Belirsiz - (12 Eylül 1980 Darbesi) yasakları; grev türü sınırlamaları, ayrıntılı prosedür dayatmaları ve iktidara verilen grev erteleme yetkisi ile sınırlandıran çerçeve) ilgili mevzuat daha sert ve keyfi biçimde uygulanarak otoriter bir çalışma ilişkileri rejimi hayata geçirilmiştir. İçinde bulunduğumuz 2000’li yılların daha önceki dönemlerden farkı, kolektif hakların anayasada biçimsel olarak varlığını sürdürmesine karşın, farklı mevzuatlar ve fiili uygulamalarla büyük ölçüde bir kabuğa dönüşmesi olmuştur. Bu olumsuz tablo, iktidarın giderek otoriterleşen genel siyasi tutumuyla paralel biçimde derinleşirken 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi, emeğin hakları konusunda daha da olumsuz bir tablo oluşmasına neden olmuştur. Darbe girişiminden kısa süre sonra ilan edilen OHAL’de Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) hayata geçirilen baskılar, yasaklar, kısıtlayıcı uygulamalar, kapatma ve el koymalar başta temel bir hak olan çalışma hakkını çok geniş bir toplum kesimi için ortadan kaldırmış ya da sınırlandırmıştır. Emeğin kolektif haklarını oluşturan sendika, toplu pazarlık ve grev hakları ise ciddi biçimde gerilemiştir. Aynı zamanda ifade hakkı, toplanma ve gösteri hakkı üzerindeki baskılar da emeğin kendisini ifade etme, kamuoyu oluşturma, baskı grubu olabilme, hak arama olanaklarını zayıflatmıştır. Kaynak: Belirsiz - (12 Eylül 1980 Darbesi MGK Üyeleri Basın Açıklaması) 10 TÜRKIYE’DE İŞÇILERIN KOLEK TIF HAKL ARININ GENEL DURUMU 11

Select target paragraph3