muhalefet gibi suçlamalarla iki ay tutuklu kaldım. Bu suçlamaların hiçbiri
iddianamede temellendirilememişti. Kamuoyunun yoğun desteğiyle
salıverildim. Dava şu anda devam ediyor.
Sektörümüzdeki yabancı firmalara değinmek istersek şöyle bir durum var: Belki
uluslararası çalışma sözleşmeleri var, oralarda uyuyorlar, geldikleri ülkenin
çalışma düzeni neyse ona tabi oluyorlar ama buradaki durumu, bir fırsat gibi
görüyorlar. Mesela Marmara Park AVM, 11 işçi yanarak can vermişti.102 Bu
belki dünyada başka ülkelerde çok mümkün değil, ancak 3. Dünya ülkelerinde
gördüğümüz bir şey ama firmanın sahibi Almanlardı. Bugün Katar’a bakalım,
Irak’a bakalım, Afganistan’a bakalım. Buralarda inşaatlar yapan firmalar hep
uluslar arası firmalar: ABD, Alman, Hollandalı firmalar vs. Kendi ülkelerinde
çalışma yasalarına uyuyor olabilirler, oradaki çalışma koşulları daha iyi olabilir
ama gittikleri ülkelerde yasa yoksa yasalar kâğıt üzerinde kalıyorsa buralarda
daha cüretkâr olabiliyorlar.
3. (İstanbul) Havalimanı İnşaat İşçisi, Osman Üney, DİSK- Devrimci Yapı��ş Sendikası üyesi (4 Ağustos 2019)
21 yaşında, inşaatlarda elektrik işleri yapan bir işçi olan Osman Üney, 3 yıldır
inşaat işkolunda çalışıyor. İstanbul Havalimanı şantiyesinde, Şubat 2018’den
itibaren taşeron firmalarda çalıştı. Eylül 2018’deki eylemde gözaltına alındı
ve sonrasında adli kontrol ile serbest bırakıldı. Eylem sırasında sendika üyesi
değildi. Sonrasında Dev-Yapı İş üyesi oldu. Davası devam ediyor.
2018 Şubat ayında Havalimanı şantiyesindeki bir şirkette işe girdim. 2 ayım
dolduktan sonra mühendisle tartıştım ve işime son verildi. Ayrıldıktan 3 ay
102 Marmara Park AVM inşaatı şantiyesinde, 11 Mart 2012’de çıkan yangında, 11 işçi yanarak öldü. 220 Milyon Euro değerindeki projenin yatırımcıları %50’şer payla, Deutsche Bank’ın sahibi olduğu yatırım fonu DWS ile ECE/Otto Grubu’ydu. ECE
Türkiye, Alman ECE Grubu tarafından Ekim 2000’de kuruldu. Türkiye’de büyük ölçekli alışveriş merkezi yatırım projelerinin
geliştirilmesi, planlanması, inşaatı, kiralanması, yönetimi ve finansmanı alanında hizmet veriyor. İstanbul’da Metrocity,
Beylikdüzü Migros AVM, CarrefourSA Maltepe Park, Ankara’da ANKAmall; Antalya’da Antalya Migros AVM ile Terracity
AVM, Eskişehir’de Espark AVM ve İzmir’de CarrefourSA Karşıyaka AVM gibi büyük AVM’leri yönetiyor. Şirket İstanbul Beylikdüzü / Esenyurt bölgesinde, 100 bin m²’lik kiralanabilir alanı bulunan Marmara Park Alışveriş Merkezi’ni Ekim 2012’de
ziyaretçilere açtı.
Marmara Park şantiyesi yangını, inşaat işçilerinin yaşadıkları yoğun iş güvenliği ihmallerinin bir sembolüne dönüştü. Konuyla ilgili davalar halen devam ediyor. Bu davalarda hem Alman şirketin hem de inşaatın yüklenicisi yerli firmaların sorumluları yargılanıyor. İş kazalarında yaşamını yitiren aileler ve hukukçulardan oluşan Adalet Arayan İşçi Aileleri Platformu,
konuyu kamuoyu gündeminde tutmaya ve davalardan sonuç almaya çalışıyor (http://iscinayetleriniunutma.org/11-iscinin-
sonra tekrardan geri döndüm ve 14 Eylül 2018’e kadar burada çalışmaya devam
ettim. Taşeronun taşeronunda çalıştım 8 ay kadar. Elektrik işleri yapıyordum,
E katında TB1 terminal bölgesinde. İş üstünde taşeronun işçisi olduğunuz için
ekstra bir baskı görüyorsunuz. Bir de taşeronun taşeronusun, daha da fazla
bir baskı var üzerinde. Mesela 2 günde bitmeyecek bir işi bitirtiyorlar baskıyla.
Genellikle “Burayı bugün teslim etmezsek sözleşmemiz feshedilecek” tehdidi
ile yapıyorlar bunu. Sözleşme feshedilirse biz işsiz kalırız. İş güvenlik önlemlerini
bırakıyorsunuz artık, sadece ekmeğinizin derdine düşüyorsunuz; öyle bir hızla,
panikle çalışıyorsunuz.
Akpınar kampında, C-6 koğuşta, 35 numaralı odada kalıyordum. Orada
prefabrikte 4 kişi bir odada kalıyorduk. Şartlar çok kötüydü. Odalarda haşereler
eksik olmuyor. 300 kadar insan kalıyor o prefabrikte, günde sadece 1 defa
temizleniyor, o da mesela biz sabah çıkıyoruz bizden sonra temizliyorlar,
akşam geliyoruz 1 saat içinde odalar tekrardan kirleniyor. Çünkü 300 insan
geçiyor, banyoyu lavaboyu kullanıyor, tekrardan kirleniyor. Bizim temizlememiz
mümkün değil. Haşereler için kamp amirliğine çok müracaat ediyorduk ama
gelip herhangi bir önlem almıyorlardı. Yemekhaneler de temiz değildi. 08.00’da
iş başında olman için 06.30’da uyanman lazım senin. Mesela biz 06.30’da
uyanıyor, üstümüzü giyiyoruz, elimizi yüzümüzü yıkıyoruz, kahvaltıya iniyoruz,
15-20 dakika sıra bekliyoruz kahvaltı için. Kahvaltı yaptıktan sonra bu sefer
servis için sıraya giriyoruz, 20 dakika da orada sıra bekliyoruz. Servisle 15
dakika gidiyoruz, indikten sonra 15-20 dakika yürüyoruz kendi bulunduğumuz
yere gidip imza atabilmek için. Saat 08.00’da orada oluyoruz, öğlen saat
12.00’ye kadar aralıksız çalışıyoruz. Saat 10.00’da normalde bizim mola
hakkımız var, verilmiyor. Saat 12.00’de yemeğe gidiyoruz 1 saat bir yemek
molamız var, onun da 30 dakikası sıra bekleyerek geçiyor. Zaten sosyal
medyada fotoğrafları yayınlandı, sıranın korkunç boyutu ortadaydı. Sıraları
bekliyorsun, yemeğini yiyorsun geldiğin yolu tekrar dönene kadar 1 saati aşmış
oluyorsun. Yani dinlenmeye zamanın kalmıyor, bütün dinlenme hakkını yolda
ya da sıra beklerken geçiriyorsun. Akşam 18.00’a kadar çalışma vardı, zorunlu
1 saat mesai yaptırıyorlar, istesen de istemesen de çalışacaksın. 17.00’da
bırakmak istesen bırakamıyorsun çünkü gideceğin yer yok. Gidebilmen için
servise binmen lazım, servisler 18.00’da kalkıyor, ondan önce kaldırmıyorlar.
18.00’da paydos, zorunlu mesaiye bırakırlarsa akşam 21.00-22.00’ye kadar
çalışıyorsunuz. Akşam 21.00-22.00’dan sonra koğuşlara gidiyorsunuz.
yanarak-can-verdigi-bir-olayda-yakinlarinin-karsisina-cikma-cesaretleri-yok/)
88
OH A L REJİMİNDE İŞÇİLERİN KOLLEK TİF H A K L A RI
AV R U PA K Ö K E N L I / İ L I Ş K I L I İ Ş L E T M E L E R D E S E N D I K A L Ö R G Ü T L E N M E H A K L A R I
R APOR GÖRÜŞME ÖZETLERI
89