konusu kişilere mümkün olduğunca çok hukuki özerklik tanımaya giderek artan düzeyde önem
vermeye başlamıştır.3 Sözleşme’nin 6 / 1 maddesinin ilke olarak, başvuranın durumunda
olduğu gibi, kısmen ehliyetsiz ilan edilmiş olan herkesin hukuki ehliyetinin geri verilmesini
talep etmek üzere mahkemelere doğrudan erişimi olmasını güvence altına alacak şekilde
yorumlanması gerekmektedir. Bu türden bir doğrudan erişim ilgili Bulgar mevzuatınca yeterli
kesinlik derecesinde güvence altına alınmamıştır.30
D.D. / Litvanya (no. 13469/06) 14 Şubat 2012
Şizofreniden muzdarip olan başvuranın hukuki ehliyeti 2000 yılında sınırlandırılmıştır.
Ardından üvey babası başvuranın yasal vasisi olarak atanmış ve üvey babanın talebi üzerine
başvuran 2004 yılının Haziran ayında enterne edilmiştir. Bunun üzerine, halen kalmakta olduğu
bir bakımevine yerleştirilmiştir. Başvuran özellikle söz konusu bakımevine rızası alınmaksızın
ve yargısal denetim imkânı olmaksızın yerleştirilmesinden şikâyetçi olmuştur.
Mahkeme, başvuranın zorunlu olarak kapatılmasına izin veren bir ruh hastalığından muzdarip
olduğunun güvenilir bir şekilde ortaya konduğunu saptayarak, Sözleşme’nin 5 / 1
maddesinin(özgürlük ve güvenlik hakkı) ihlal edilmediğine karar vermiştir. Ayrıca, başvuranın
durumunda başka herhangi bir alternatif tedbir bulunmadığından, kapatılmasının gerekli olduğu
görülmüştür. Mahkeme ayrıca, yasal ehliyetinden yoksun bırakılmasına rağmen görüşünü ifade
edebilme kabiliyetine sahip bir kişinin vasisinin talebi üzerine ayrıca özgürlüğünden de yoksun
bırakılması halinde, ayrı bir hukuki temsil aracılığıyla bir mahkeme önünde kişinin
kapatılmasına itiraz etme fırsatının verilmesi gerektiğini göz önünde bulundurarak,
Sözleşme’nin 5 / 4 maddesinin(tutulma işleminin yasaya uygunluğu hakkında bir mahkeme
tarafından kısa bir süre içinde karar verilmesi hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir.31
Shtukaturov / Rusya 27 Mart 2008
Başvuranın ruh hastalığı geçmişi olup, 2003 yılında resmen engelli ilan edilmiştir. Annesi
tarafından yapılan bir talep üzerine Rus mahkemeleri, 2004 yılının Aralık ayında başvuranı
hukuken ehliyetsiz ilan etmiştir. Ardından annesi başvuranın vasisi olarak atanmış ve 2005
yılının Kasım ayında annesi başvuranı bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yerleştirmiştir.
Başvuran özellikle, bilgisi dışında hukuki ehliyetinden yoksun bırakıldığını iddia etmiştir.
Mahkeme, başvuranın hukuki ehliyetinden yoksun bırakıldığı yargılamalara ilişkin olarak
Sözleşme’nin 6. maddesinin (adil yargılanma hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme,
zorunlu kapatılmaya ilişkin durumlarda, akli dengesi yerinde olmayan kişinin ya bizzat ya da
gerekli olduğu takdirde bir tür temsil aracılığıyla dinlenmesi gerektiğini vurgulayarak özellikle,
hastalığına karşın nispeten bağımsız bir birey olduğu anlaşılan başvurana, hukuki ehliyetine
ilişkin yargılamalara katılma imkânı verilmediğini gözlemlemiştir. Söz konusu yargılamaların
başvuranın özerkliği ve tabii ki özgürlüğü üzerindeki sonuçları dikkate alındığında, sadece
davasını sunması için kendisine bir fırsat verilmesi açısından değil, ancak aynı zamanda
30
www.inhak.adalet.gov.tr,T.C adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan
Hakları Daire Başkanlığı, AHİS ve Engelliler Tematik Bilgi Notu,2015
31
www.inhak.adalet.gov.tr,T.C adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan
Hakları Daire Başkanlığı, AHİS ve Engelliler Tematik Bilgi Notu,2015
78