yargıcın kişinin zihinsel ehliyetine ilişkin bir fikir oluşturmasına izin vermek açısından da
başvuranın yargılamalarda hazır bulunması gerekirdi. Dolayısıyla, tamamen belgelere dayalı
deliller temelinde 2004 yılının Aralık ayında verilen karar makul olmayıp, Sözleşme’nin 6 / 1
maddesinde yer verilen çekişmeli yargı ilkesine aykırı olmuştur.32
Başvuran ayrıca, durumunun incelenmesini sağlayamadığı ve avukatıyla görüşemediği bir ruh
ve sinir hastalıkları hastanesine yasa dışı şekilde kapatıldığını ve iradesi dışında tıbbi tedavi
gördüğünü iddia etmiştir.
Mahkeme, başvuranın özel hayatına yapılan müdahalenin, Rus Hükümeti tarafından izlenen
diğerlerinin menfaatlerini ve sağlıklarını koruma konusundaki meşru hedefle orantısız olduğu
kanaatine vararak, başvuranın hukuki ehliyetinden tamamen yoksun bırakılması nedeniyle
Sözleşme’nin 8. maddesinin(özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) ihlal edildiğine de karar
vermiştir. Söz konusu müdahale başvuranın neredeyse yaşamının tüm alanlarında belirsiz
süreliğine resmi vasisine tamamen bağımlı olmasıyla sonuçlanmış ve bu durum ancak, tedbirin
durdurulmasına yönelik tüm girişimlere karşı çıkan vasisi aracılığıyla itiraz edilebilir olmuştur.
Mahkeme, özellikle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, mevzuatın her bireysel davaya
“özel” bir cevap vererek mevzuatın daha esnek olmasını tavsiye ettiği 23 Şubat 1999 tarihli, R
(99) 4 sayılı Tavsiye Kararı’nda özetlenen, yetersiz yetişkinlerin hukuken korunmasına ilişkin
ilkelere atıfta bulunarak, Rus mevzuatında sadece ruh sağlığı yerinde olmayan kişilerin tam
ehliyetli olmaları ya da tam ehliyetsiz olmaları arasında bir ayrım yapıldığını ve her iki
kategoriye de girebilecek durumların dikkate alınmadığını gözlemlemiştir.33
Engellilerin hak ihlallerine ilişkin davalarda sivil toplum örgütlerinin davaya müdahil
olabilmesi ya da davayı örgüt olarak açabilmeleri de engellilerin yargı önünde temsilleri
açısından önemlidir.
Bu bağlamda adli, idari ve ceza yargılamasında yer alan hükümler şu şekildedir:
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası
Madde 113-Topluluk Davası
(1) Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut
temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti
veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal
edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu
Madde 2 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı
olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,
32
www.inhak.adalet.gov.tr,T.C adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan
Hakları Daire Başkanlığı, AHİS ve Engelliler Tematik Bilgi Notu,2015
33
www.inhak.adalet.gov.tr,T.C adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan
Hakları Daire Başkanlığı, AHİS ve Engelliler Tematik Bilgi Notu,2015
79