Dönüşen Kentlerin Dönüşmeyen Ayrımcılığı: İzmit Romanları Örneği lanabilecek bir güvencesi bulunmamaktadır. Geri kalan yirmi altı kişi ise fakirlik belgesi ile sağlık hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Bir yanda işsizliğin yaşamlarında kalıcı bir hale gelmesi, bir yanda da yaptıkları işler dolayısıyla çalışan olarak gözükseler de, yoksulluk sınırının altında yaşamaları, toplumun istenmeyen kesimi olarak görülmeleri ve kentsel dönüşüm projeleriyle ilk yerinden edilen grup olmaları, kentte yaşamanın Romanlar için hiç de kolay olmadığını, pek çok anlamda ve alanda ayrımcılığa uğradıklarını göstermektedir. Birden çok ayrımcılık mekanizması işletilmesine karşın, Romanlar üzerinden okunacak bir ayrımcılık tartışması temelde dört eksende yürütülebilir. Bunlar, söylemde, mekânda, istihdamda ve eğitimde ayrımcılıklardır. İZMİT ÇİNGENELERİNE YÖNELİK AYRIMCILIĞIN DÖRT HALİ Söylemde 1. Dışarıdan 2. İçeriden Mekânda 1. Kent içi ayrışma 2. Mahalle içi ayrışma İstihdamda 1. Çingene işlerinde istihdam 2. Mahalleye ilişkin damgalayıcı dil Eğitimde 1. Sınıf/derslik içi ve sınıflar arası ayrışma 2. Başarısızlık damgalaması 3. Hırsızlık damgalaması İzmit Romanlarının kentsel alanda yaşadıkları ayrımcılığın ayrıntılarına girmeden önce, burada yapılan her dört ayrımcılık sınıflamasının da birbirinden kesin çizgilerle ayrılamayacağını, birinin diğerinin ortaya çıkmasına zemin oluşturduğunu belirtmek gerekmektedir. Yapılan görüşmelerde kurulan cümleler bu nedenle birden fazla ayrımcılığa işaret edebilmektedir. Sınıflandırma yapılırken görüşmecilerin cümlelerinin daha çok vurgu yaptığı ayrımcılık türü, yazar tarafından anlamaya çalışılmış ve bu hali ile sunulmuştur. Bunun diğer ayrımcılık sınıflarıyla ilişkisini kurmak okurun bilgi ve dikkatine bırakılmıştır. 57

Hedef paragraf seç3