Önsöz
Irkçılığa İlişkin Egemen Konumlanma; İnkâr1
2. Dünya Savaşı’nda yaşananlar ve savaş sonrası ırkçılığın kabul edilemez bir fikir olarak kesin bir biçimde mahkum edilmiş olmasına rağmen, ırkçılığın güncel biçimleri dünyanın her yerinde sıradan bir pratik
olarak karşımıza çıkıyor. Irkçı görüşler, söylemler, tutumlar, eylemler
ya da politikalar gündelik hayatın her alanını kuşatmış durumda ancak
ırk��ılıkla mücadele problemin büyüklüğü ile orantılı değil. Uluslararası
insan hakları sözleşmelerinde ırkçılığın önlenmesi konusundaki temel
yükümlülüklere rağmen etnik ve dini azınlıklar, göçmenler ve benzer
birçok grup ırkçı ayrımcılığın mağduru olamaya devam ediyor.
Devletlerin, hemen her insan hakları ihlali karşısında ileri sürdükleri “tekillik” ya da “münferit vaka” savunusu aynı zamanda bir kabulü de
içerir. Her ne kadar bu kabul “özel koşulları olan ve asla hükümetlerin
iradesi ile gerçekleşmemiş olma” sınırları ile çerçevelenmiş ve istisna
durumuna indirgenmiş bir kabul olsa da, hak ihlalleri bakımından deyim yerinde ise “olağan şüpheyi” artırır.
1 Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma. 2. Kabul etmeme, tanımama
(TDK)
9