Uluslararası Ayrımcılık Konferansı arasında gerçekleşir; toplumsal sistemin ekonomik, siyasal, kültürel bütün ilişkilerinde bu ayrımcılık tezahür eder. Kapitalist sistemin uzun tarihinde de, bu temel eşitsizlikten doğan ayrımcılığın gittikçe çeşitlenerek ve farklılaşarak ortaya çıktığı türleri, çoğunlukla kaynaklandığı gerçeklikle ilişkisi belirsizleştirilmiş halleriyle görürüz. Bu nedenle, kapitalist dünyanın sömürü ilişkilerinde ayrımcılık ve onun araçsallaştırılma biçimlerini de gören bir tartışma yürütmek gerekir. Irkçılık, toplumsal cinsiyet ilişkileri ve din, ayrımcılık alanının en büyük hatlarını oluşturur, ana sınıf akslarında sürekli birbirini besleyerek varlığını sürdürür. Ama aynı zamanda, kapitalizmin sömürü ilişkileri her zaman yeni ayrımcılık biçimleri üretebilir. Bugün ayrımcılık üzerine oldukça zengin bir kuramsal tartışma ve araştırma analizleri içeren bir literatür mevcuttur. Irkçılık, toplumsal cinsiyet ilişkileri ve din, ayrımcılığın en karmaşık ve güçlü türleridir. Bunlardan ırkçılık ve toplumsal cinsiyet ilişkileri, bu sunumda birbirlerini nasıl besledikleri göz ardı edilmeden farklı başlıklar altında tartışılacaktır. Bu izlencenin ana amacı, ayrımcılık sorununu kuramsal tartışmalarda takip ederken toplumsal alandaki sonuçlarını da görme ve anlama çabasıdır. Ayrımcılık, Irkçılık ve Etnisite Ulus devletlerin inşası sürecinde, milliyetçilik ile ırkçılık arasındaki ilişkinin tarihsel ve toplumsal maddi koşullarına bakan tartışmaların ortak noktasının, kapitalizmin tarihine bakmak olduğunu söyleyebiliriz. Irkçılık, erken kapitalist dönemin, 16. yüzyılın fetihleriyle başlayan yayılmacı ve sömürgeci niteliğinden doğan modern bir olgudur. 18. yüzyılın filozofları, bütün insanların doğuştan eşit olduğu fikrini bir ilke olarak tartışırken 16. yüzyıldan beri sömürgeleştirilmiş Afrika topraklarından getirilen insanların, “siyahların” köle statüsünün kaldırılması konusundaki kuşku ve tereddütlerini dile getirmek arasında bir çelişki görmemişlerdir. Bu nedenle, siyahiler ve Batı dışı toplumların insanlarının, beyazlardan doğal olarak aşağı oldukları düşüncesini bilimsel, dinsel ve ahlaki temellendirme çabası ile kölelik karşıtı mücadele yan yana sürdürülmüştür. Bir yandan kölelik karşıtlığı savunulurken diğer yandan bu özgürleşmenin yaratacağı ekonomik ve politik sonuçlardan 132

Hedef paragraf seç3