DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ
Devlet
Bir ülkedeki belirli kilise-devlet ilişkileri modeli ne olursa olsun, devletin eğitim alanında önemli sorumlulukları vardır ve bunların yerine getirilmesinde, din ve inanç meseleleri söz konusuysa, yansız ve tarafsız bir şekilde hareket etme görevi vardır – ki bu,
“devletin dini inançların meşruluğunu değerlendirmek konusundaki herhangi bir yetkisi ile bağdaşmayan" bir görevdir. 33 Bu nedenle, devlet, herhangi bir din veya inancın
doğruluğu veya yanlışlığı konusunda bir tavır almamalıdır.
BM İnsan Hakları Komitesi, 22 sayılı Genel Yorumunda, din veya inanç özgürlüğünün,
"devlet okullarında, genel din ve ahlak tarihi konulu derslerin verilmesine ancak tarafsız
ve objektif şekilde olması kaydıyla izin verdiği”34 sonucuna varmıştır. Bunun ötesinde
Genel Yorum, "ebeveynlerin ve vasilerin isteklerini karşılayan ve ayrımcı olmayan muafiyet imkanları ile alternatifler sunulduğu sürece"35, bunun insan hakları taahhütleri ile
uyumlu olacağını belirterek, devlet okullarının din eğitimi vermelerine de izin verilebileceğini kabul etmektedir.
Üye Devletler, devlet okulu sistemi içinde hem dini hem de dini olmayan okulların
kullanımı dahil olmak üzere, geniş bir öğretim modelleri ve eğitim sistemleri yelpazesinin işleyişini denetlemektedir. Bu devlet okullarının dinler ve inançlar hakkında
bilgi ve anlayışı çeşitli araçlarla vermeleri gerekebilir veya bunu tercih etmekte serbest
olabilirler. Devlet okulu yelpazesinin bir ucunda, seküler bir okul ortamında genel din
eğitimi konusunda uzman olan öğretmenler tarafından geniş tabanlı bir eğitim deneyiminin bir parçası olarak verilen, dinler ve inançlar hakkında genel öğretim vardır.
Diğer ucunda, dini yönelimli devlet okullarında, belirli bir dini inanç sisteminin ilkeleri konusunda o dine ait ruhban sınıfı tarafından veya onu icra eden diğer inananlar
tarafından dogmatik eğitimin verilmesi yatmaktadır. Kuramsal olarak, herhangi bir
modelin din veya inanç özgürlüğü açısından mutlaka diğerinden daha fazla olumsuz
sonuçlarının olup olmayacağını söylemek mümkün değildir. İnsan hakları taahhütlerine uygunluk, ancak eğitimin verilmesi sırasında saygı duyulması gereken, birbiriyle
çatışan çıkarların ve söz konusu belirli model dahilinde bunlara ne şekilde saygı duyulduğunun dikkatli bir biçimde analiz edilmesiyle değerlendirilebilir. Bu sorular ele
alınırken, belirli tarihsel, siyasi, dini ve sosyolojik faktörlerin, standart bir yaklaşımın
ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde işleyeceği açıktır. Açık olan, insan hakları taahhütlerinin bu çıkarların doğru tespit edilmesini ve eğitim sisteminin pratik işleyişine
yansıtılmasını gerektirdiğidir.
Bu çerçevede, eğitim yetkilileri genellikle kendi ülkelerinde müfredat kararlarının tasarımında, seçiminde ve uygulanmasında geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu, din
veya inanç özgürlüğü hakkının veya diğer temel hakların ihlal edilmesine izin vermez.
Uluslararası normlar din ve inanç sistemleri ile çeşitli şekillerde işbirliğini reddetmeseler de, çoğulculuk için elzem olan hoşgörünün sağlanması anlamında ve tüm bireyler ve
33 Bakınız, örneğin, Yehova Şahitleri Gldani Cemaati/Gürcistan (AİHM, Başvuru No. 71156/01, 2007), paragraf 131; Cha'are Shalom
Ve Tsedek - Fransa (AİHM, Başvuru No. 27417/95, 2000), paragraf 84.
34 Genel Yorum No. 22, paragraf 6, a.g.e. not 29.
35 A.g.e.
29