DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ Çocuk Özerk bireyler olarak çocukların da yetişkinler gibi kendi başlarına din veya inanç özgürlüğüne sahip oldukları vurgulanmalıdır. Ancak, ebeveynlerin ve yasal vasilerin çocuklarının dini ve felsefi açıdan yetiştirilmesi ile ilgili haklarının özel statüsü göz önüne alındığında, çocuğun eğitim alanındaki hakları çoğu zaman ebeveynler tarafından çocuk adına değil, kendi hesaplarına kullanılır. Elbette çocuklar bu konuda kendi haklarını savunmak isteyebilecekleri bir yaşa gelecektir ve çocuğun kapasitesi geliştikçe ebeveyn hakkının gücü azalır. Bu, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin (ÇHS)41 14. Maddesinin 1. ve 2. fıkralarına yansıtılmıştır: 1. Taraf Devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına saygı gösterirler. 2. Taraf Devletler, ebeveynlerin ve uygulanabilir olduğu durumda yasal vasilerin, çocuğun gelişen yetenekleri ile bağdaşır şekilde çocuğa haklarının kullanılmasında çocuğu yönlendirme konusundaki haklarına ve görevlerine saygı gösterirler. ÇHS Madde 3 (1) ayrıca şunu ifade eder: 1. Kamu veya özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yürütülen ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yüksek yararı temel alınır. Çocuk olgunlaştıkça, din veya inanç özgürlüğü açısından talebin yapısı değişir, çünkü çocukların kendi dini veya felsefi inançlarına uygun olmayan öğretimden korunmalarını gerektiren, diğer herkesten daha fazla herhangi bir hakkı yoktur. Bu nedenle, onların bu öğretim biçimlerinden muaf tutulma talepleri; devletin, öğretmenleri vasıtasıyla dini görüşlerin yansıtılmasında öğrencilere karşı sahip olduğu üstün konumun haksız avantajını onların görüşlerini uygunsuz bir şekilde etkilemek için kullanmamasının sağlanmasına dair daha genel yaklaşım çerçevesinde değerlendirilmelidir. Devlet, yetişkinler ile ilgili olarak sürdürdüğü tarafsızlık, hoşgörü ve saygının geliştirilmesi duruşunu çocuklara karşı da sürdürmekle yükümlüdür ve kimsenin vicdanını zorlama çabası içine girmemelidir. Uygulamada, çocuklarının dini ve felsefi inançlarına uygun olarak eğitilmesi konusunda ebeveynlerin sahip olduğu hakların, gelişen kapasiteleri ile orantılı bir şekilde çocukların kendilerine devredilmesi beklenebilir. Öğretmen Öğretmenler, bireyler olarak, düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir ve genel insan hakları çerçevesine uygun olarak kendi din veya inançlarını açıklayabilirler. Ancak, bir eğitim ortamında çalışmayı seçmeleri nedeniyle, okulda çalışırlarken – uygun olduğu takdirde, okulun değerler sistemini dikkate alarak – söz konusu okula uygun bir 41 Çocuk Hakları Sözleşmesi, 20 Kasım 1989 tarihinde 44/25 sayılı Genel Kurul Kararı ile kabul edilmiş ve imzaya, onaya ve katılıma açılmıştır, GK Kararı 44/25, BM GAOR, 44. Oturum, Ek No. 49, madde 32 (1), BM Dok. A/44/49 (1989), 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir, http://www.ohchr.org/english/law/pdf/crc.pdf adresinden ulaşılabilir. 31

Hedef paragraf seç3