VATANDAŞ OLMAYANLARA YÖNELIK AYRIMCILIK
gibi algılanmasın diye seçilmiş gibi geliyor bana. Türkiye’de örneğin,
idari bir kararla altı aya kadar bir göçmen –sığınmacı olma ihtimali de
olabilir– ülkeye düzensiz bir giriş yaptığı veya kimliksiz girdiği için, hatta üstüne bir altı ay daha katarak bir yıla kadar özgürlüğünden yoksun
bırakılabilir.
Konumuz açısından alanda en çok kullanılması gereken haklardan
biri de ayrımcılık yasağıdır. Her BM tematik sözleşmesinde bu eşitlik
ve ayrımcılık yasağına dair hüküm yer alır ve herkese uygulanması gerekir. Bu anlamda en temel düzeyde şunu söyleyebiliriz: Herkesin hem
kanun önünde eşitliğe hem de ayrımcılığa uğramama – burada sıralanan
temeller ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da siyasi fikir, ulusal ya
da sosyal köken, mülkiyet, doğum veya diğer statüler gibi sayılanlardan
biri olabilir– hakkı vardır. Bu sözleşmelerde herkes için tanınan hakların
en büyük özelliği, bir devletin sınırları içerisindeyseniz, adım attığınız
andan itibaren herhangi bir hukuki statüye sahip olmasanız da, herhangi bir başvuru yapmasanız da, düzensiz göçmen veya vatansız da olsanız
size uygulanmak zorunda oluşlarıdır.
Eşitlik ve ayrımcılık yasağı dışında insan hakları hukukunda en
önemli ilke dediğimiz bir diğer madde işkence yasağıdır. İşkence yasağı mutlak bir yasaktır. Özellikle, bahsettiğim gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde göçmenlerle ilgili bir davada en çok başvurulan
madde, bu yasağı düzenleyen üçüncü maddedir. İşkence Karşıtı Sözleşme’de yine üçüncü maddede yer alır. Kişisel, Siyasal Haklar Sözleşmesi
onuncu maddede düzenlenen “Özgürlüğünden yoksun bırakılan herkes
insani muamele ve insanın doğuştan sahip olduğu insanlık onuru, saygı
görme hakkına sahiptir” ifadesi özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili ve
yine bizim açımızdan önemli haklardan biridir. Bir diğeri ise on üçüncü
maddede düzenlenen, hukuka uygun bir şekilde alınan sınır dışı kararı
olmadan kimsenin sınır dışı edilemeyeceği hakkındaki hükümdür.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin dördüncü protokolü toplu
sınırdışını yasaklar. Türkiye ve Yunanistan ne yazık ki bu protokole
taraf değildir ve Mahkeme önünde ileri sürülememektedir. Bu yüzden
biraz önce bahsettiğim iki ülkenin kara sınırında yaşananlar toplu sınır dışı vakalarıdır ama bir şekilde kayıt altına alınmadan yapıldıkları
için, kişilerin Yunanistan tarafına ayak bastığına dair bir kanıt ileri sü127